Memleketime bahar gelmeyecek uzun bir süre
Ortada kalmadı ne ahlak ne de töre
Gelecekler çalınıyor göz göre göre
Milletimin kara bahtı ne vakit son bulur
Ayaklarının altına alıp küfretti soyumuza
Bu ne efsun kent ki olmuşsun mahmur
Nefret dirgenleri saplanmış yüz yerine
Son dansını yapıyor yağmur
Diri cesetler üzerine
Kent buhranlı, çökmüş göğe zemheri
Yaşamaklarım saçımdaki tellerde kaldı
Elbet sönecekti yüreğimin cevheri
Hayallerim gözyaşımdan yaptığım sellerde kaldı
Kızıllığı ufukların bir hayli karmaşık
Şehir yakamıza binlerce karanfil takacak
Sönünce tepemizde son ışık
Gözyaşım kanım gibi oluk oluk akacak
Sensiz aldığım her nefes donuk.
Onsuz yaşayamazsın diyordu her düşünce.
Sensiz de yaşıyorum ama sol yanım buruk.
Yaşarken ölmeyi öğrendim savaşta yere düşünce.
Evet,savaş bu bildiğindendi
Şarapnel parçaları deldi sanki bedenimi
Bizler günahkarız Adem'den beri
Akan saatler dönmeyecek geri
Silerek alnımızdan akan teri
Bir sonsuzluk masalı göreceğiz
Şehir kara çarşaflara bürünmüş,
Şimdi etrafımız sessiz ve puslu.
Kalbim aşkınla yerlerde sürünmüş,
Söylesene bu sevdada kim suçlu.
Artık bu maceranın sonu yakın,
İstanbul'da kopuverdi bir hengame
İlan ettiler soysuz bir yasakname
Eşref-i mahlukat olan duramaz yerinde sessiz
Toplanır kalabalık, haklının gücü esrarengiz
Hükümler verilsin hakkımızda korkakça
Her cezada her sürgünde alnımız akça
Mehtap şehrin ortasına vururken
Tüm renkli çiçekler terk etti solmayı
Gülistanın sultanı olmak dururken
Seçtin kurumuş bağların sarmaşığı olmayı
Birbirine değip yükselince gözlerimizin nefesi
Tanrı bunu hayatımızın tek ânı kılacak
Yükselirken göğün bed sesi
Adın zihnimde daha da yankılanacak
Kovalarken sen varken dakikalar saatleri




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!