Kendi hüznümün esiriyim.
Yetim kalmış duaların son nefesiyim ben.
Kimliğini içine gömmüş bir mazlum şairim,
Adını aynalara yazmaktan vazgeçmiş bir yalnızlık...
Ben kendime sürgünüm.
Yorgunluğumu omuzlarıma değil,
Gökyüzünün en karanlık bulutlarına yükledim.
Ne zaman başımı kaldıracak olsam
Bir yıldız düşer gözlerime,
Ben yine karanlığı seçerim.
Ben kendime sürgünüm.
Kalbimin haritasını yaktım.
Sempatik Gülüşlerin içerisinde derin bir yara bıraktım bu diyara
Artık hiçbir yol bana çıkmıyor.
Bütün şehirlere yabancı,
Bütün kapılar kilitli,
Bütün anahtarlar pas tutmuş.
Ben kendime sürgünüm
Yağmurlar aşk değildir bana umarsızca İçime Vurulan Mühürdür
Ben, kurşun gibi yağan sessizlikleri tanırım.
Bir annenin titreyen duasını,
Bir çocuğun yarım kalan gülüşünü,
Bir babanın içine gömdüğü gözyaşını bilirim.
Ben kendime sürgünüm.
Denizin ortasında unutulmuş bir meltemim
Işığım yanar ama kimse kıyıya ulaşamaz.
Rüzgâr ismimi bilir,
Dalgalar hikâyemi ezberlemiştir.
İnsanlar ise yüzüme bakıp geçer.
Ben kendime sürgünüm.
Saatler benim için işlemez.
Takvimler çoktan vazgeçmiştir benden.
Ben zamanı cebimde buruşturup taşıyan,
Dünü sırtında mezar gibi gezdiren adamım.
Ben kendime sürgünüm.
Bir mezarlığın sessizliğini içimde büyüttüm.
Çiçek yerine hasret ektim.
Toprağımdan umut değil,
İç çekişlerimin Acısıyla beslenirim
Ben kendime sürgünüm.
Çocukları severim.
Çünkü onlar henüz ihanetin alfabesini okumamıştır.
Henüz vedaların nasıl can yaktığını bilmezler.
Henüz kalplerini kadersizlik masasına koymamışlardır.
Ben kendime sürgünüm.
Geceyle konuşurum.
Ay bana cevap verir bazen.
Yıldızlar susar.
Çünkü suskunluk,
En doğru cümledir bazı acıların karşısında.
Ben kendime sürgünüm.
Kahvemi kederle içerim.
Ekmeğimi özlemle bölerim.
Bir dilim umut bırakırım sofraya,
Belki bir gün döner özlemler
Ben kendime sürgünüm
Aynalar benden korkar.
Çünkü yüzümde sadece yüzüm yoktur.
Babamın suskunluğu vardır.
Annemin duası vardır.
Çocukluğumun yarım kalmış oyuncağı vardır.
Ben kendime sürgünüm
Kimseye kin tutmadım.
Çünkü öfke, önce sahibini yakar.
Ben ateşi avuçlayıp
Küllerinden şiir yapanlardanım.
Ben kendime sürgünüm
Bir dağın sessizliği kadar ağır,
Bir nehrin yalnızlığı kadar uzun,
Bir çölün duası kadar susuzum.
Ve bil ki...
Ben yenilmedim.
Sadece dünyanın gürültüsünden çekilip
Kalbimin harabelerine sığındım.
Bir gün yeniden doğarsam,
Adımı umut koymayacağım.
Çünkü umut da bazen yorulur.
Ben sadece...
Kendi hüznünün esiri olan,
Yüreğini susturamayan,
Sessizliğiyle kıyamet koparan
Bir mazlum şair olarak kalacağım.
Sempatikşair/Emrah Alince
Sempatiksair EmrahKayıt Tarihi : 1.08.2026 01:30:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!