Bu gece
Ne kadar masum olabilir?
Deniz sinmiş üzerime
Fırlatıp ayakkabılarımı sabahında
Yürümüşüm... kum, taş ve tuzdan
Ayaklarım acımış...yürümüşüm
Bir şiir yazamıyordum
Çabaladıkça...
Çoğalıp, taşıyordu usumdan sözcükler
Ben tutmaya çalıştıkça
Kayıp, karışıyordu toprağın uyanışına...
Gözlerimde alabildiğince bahar
Yazma dedi
İçimden bir ses
Hiç yazma artık boşuna
Sonu yok aşkın...
Hem ne kaldı ki yazacağın?
Sevdayla geçmişi ömrünün
Macide
Akşam da akşam,
Aylardan kasım, hava serin,
Kazağım kalın, illa da kukuletam,
Üşümüyorum dert etme,
-yokluk-
iki satırsız yollarda
açılır demirden kapısı hissiyatının
açılır parantezleri içinin
(soğuk molalar, tütünle çay bolca
kimse çıkaramaz birbirini
balık ağları, incir kokusu, gözleri zeytin küfeler dolusu
deniz yıldızları, inci çiçeklerinden konfetiler köşe bucak
çocukluğum orada yaşar, dünya güzeli bir kıza benzer sokak…
Bana beni anlat dedim
Ama tek kelimeyle
Aşk dedin
Hiç düşünmeden
Üçüncü boyut, söz bitti
Ömür boyu susabilirim bu sevinçle...
Merhaba
Veya elveda
Ne kadar uzak
Ve o denli yakın...
Ölçüsü yok
Yıldız kadar küçük




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!