geçmiş ve gelecek arasında bir noktaydı an
şimdi derken daha tükeniveriyordu hep zaman…
oysa sen –vakitsiz-
dünyadan uzak arka bahçende
özgür ve masum
kendinde tutsak ve fakat
Bu doğuşum benim yaşama sevincine
Öylesine çok ve biteviye...
Bu gözlerim, bu ellerim, bu yüreğim
Ve bu fikrim, ne bir halel gele, ne bir zarar vere
Ki adı aşk, adı sevgi, ezeli, kimseye has değil ve ebedi
Sadece ve sadece insan olabilmek üzere...
yıllarca tartışılır daha
tanım o kadar açıktır ki oysa
öz ne demek?
özün ve gözün yani
bir de sözün tabi
sence demektir bunların hepsi
Ve küçüktü Osman da ablası kadar
Ve fakirdi, ve sessizdi babası
Ama güleç yüzlüydü Osman kadar...
Hele o gün bir yevmiyeyi kaptıysa
Deymeyin keyfine güller açardı yüzünde
İki ekmek fazla olurdu akşam yemeğinde
bir kuş uçumu yol karşı uzak tepeler
eteklerinde yeşile devinim
aklımdan geçen baharın kıpırtısı.
yıldızlara bakmazsan hiç yıldızın olmaz
sevmezsen ayrılığın da.
derin bir uykuya dalmak
Pazar günlerden,
gümüşi bir ufuktan güneş sızıntısı biraz.
Hayli geçkin bir zaman başladığımız yerden.
Bir zaman gün yüzlü dizelerim de oldu,
çocuksu sabahlarımda, sonrası hep böyle akşam…
Işıkları yanmaya başladı evlerin,
havada
yağmur kokusu
kar öncesi kızıllığı
ezik hayatlar biraz…
rüyamda bir adam
ezgili, dünden kalma
Geleyim yine sana
Gözlerimde hasretini
Dudaklarımda ismini
Getireyim sabahına
Gemiler geçsin uzaktan
Sen dokun yanağıma
muroyives ineS
Dalgaları gibi denizin es
Susadı yüreğim sana
Yorgunum...
Yağmurun sesini duyuyorum
Toprağın sevincini
Daha çabuk ağlayabilirler
Çünkü daha önce anlayabilirler...
Durur dinler sen söyleyince hırçın sular
Tıyneti senden akmanın ve güzel bakmanın hayata
Canıma can analar, canım feda olasıcalar...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!