duyulmaya başladı dost sesi
usulcacık fısıl fısıl önce
sokağımdan geçip giden
şu delikanlının dudağında ıslık
uzaklarda hışır hışır bir sazlık
-ıssızlık gibi-
ne kadar da küçükmüş meğer benim dünyam
bir sen, bir de ben...
ne yana baksam oradasın
sen ısıtmışsın sanki dağları, denizleri bana
üşümeyim diye...
yıldızları sen serpmişsin gökyüzüne
Şunca fiil, onca figan
Bir kesiti andır alemde
Geçer faslı saadetin, ezanın
Kalmaz hükmü mükafatın, cezanın
Sen geldin yine sen gidersin hanende
Bir bakışın kalsa ne ala
ne başı yılın
ne ortası, sonu
ne sabahı günün
ne yarısı gecenin
zamanlarımın hepsi sensin
seni yaşamayı seviyorum...
Soluduğun hava
Bastığın toprak
İşte o kadar yakın
Yakın olmalı aşk...
Nefesin yüzüme
Gözün gözüme değmez
Hani gelecektin, söz vermiştin...
Bahçede çocuk sesleri aydınlatır gecemi
Şu dişim de sızlamasa ne iyi olacak...
Eskiden diyorum, ne çok hayal kurardım
Hatta çocukken bir yüklük vardı evimizde
Oraya saklanıp kurardım, bulamazlardı beni saatlerce...
bugün senin doğum günün
doğum günün kutlu olsun gülüm.
…
hala o mahallede oturuyorsunuz
anne, baba, ablalar, senin küçüğün
bir de ufaklık, kalabalıksınız
olur
ak bir bulut geçer
kapkara gökyüzünden...
iki damla yaş dökülür
tebessümünden,
beni unuttuğunda
Ve küçüktü Osman da ablası kadar
Ve fakirdi, ve sessizdi babası
Ama güleç yüzlüydü Osman kadar...
Hele o gün bir yevmiyeyi kaptıysa
Deymeyin keyfine güller açardı yüzünde
İki ekmek fazla olurdu akşam yemeğinde
Geleyim yine sana
Gözlerimde hasretini
Dudaklarımda ismini
Getireyim sabahına
Gemiler geçsin uzaktan
Sen dokun yanağıma




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!