şimdi ben
koşup tutunsam kanadından
şu uçup giden zamanın
neresine düşerim?
bu koskoca yalanın
neresine anın?
Hiç durmadan yağıyor kar
Aynı eski Şubatlar
Kış kışa benzedi ben kime?
Nereye göç etti yıldızlar, nicedir yoklar...
...h a d i g e l g i z l i b i r y e r b i l i y o r u m
Şu iki bina arasında sıkışıp kalan yarım ayla
Darda kaldık şu dünyada yerle gök arasında
Darlık da bir varlık da mamafih asude ruhlara
Ne hişt dedik ne kış dedik güzellikle söyledik
Arkasız bir salıncakla kârda saydık kendimizi bu dünyada.
bu ellerimle ördüm taşlarını
zindanımın...
sevgiyle ve aşkla diktim gülleri
bahçesine
ve yıldızları sığdırdım penceresine...
susturuldum, kısıldı sesim haykırmak isterken
on dokuz yıl geri kalmışsın dünyaya
herkes her şeyleri anlamış
sen tam on dokuz yıl sonra...
çok da kötü değil aslında
anlayıp da ne olacaktı?
ömür geçiyor her halükarda...
En yakın köy kadar uzak
En uzak diyar kadar yakın
Her ilde ve her dilde bir
Bir bakış, bir sarış
Yürekte bir atış kadar
Yalın...
Gel diyorsun
Geldim işte
Olduğum gibi
Alelacele
Çözemeden hani
Karmakarışık yine
kızıl bir gecede
uzaklaşıyorum kayan bulutlarla
kendimden...senden...
gökyüzü çekiliyor gözlerimden
ayaklarımın altından kayıyor yer
bitmeyi bekliyorum, bitmiyorum
duyulmaya başladı dost sesi
usulcacık fısıl fısıl önce
sokağımdan geçip giden
şu delikanlının dudağında ıslık
uzaklarda hışır hışır bir sazlık
-ıssızlık gibi-
ne kadar da küçükmüş meğer benim dünyam
bir sen, bir de ben...
ne yana baksam oradasın
sen ısıtmışsın sanki dağları, denizleri bana
üşümeyim diye...
yıldızları sen serpmişsin gökyüzüne




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!