körkütük bir yalnızlık sarhoşluğum,
kimseyi istemiyorum üstelik,
istemiyorum,
öyle biri yok çünki,
yok…
Ne gövdesi, ne gölgesi
yük gelmez toprağa
ağacın.
Ne kurağı, ne kırağı
zül gelmez
toprak ebedi durağı
Yüz yaşında vardır diyenler olmuştu
Rivayet tabi kim bilebilir ki?
Her gittiğimde otururdum yamacına
Sırtımı dayar derin bir nefes alırdım
Hoş sabır kokulu pek de tarif edemediğim
Susar dalıp giderdik uzaklara…
Adı yok bu gecelerin
adın yok gibi dilimde.
Bahara gebedir mevsim
kar düşerken yüreğime
tadı yok bu gecelerin
içmemiş, hiç tatmamışım
Mükâfatın, cezan elinde sanki
İyi de, kötü de çoğu senden, tininden ve dilinden gibi.
Hak yemiş hukuk bilmemişsin tınmazsın.
Mert değilsin, vefasızsın ne tasa illa para da para gerisi gargara.
İflah olacağa da pek benzemezsin lakin gün gelir ayarsın belki.
Olura an gelir yangına düşer yüreğin.
Susma dilim
Anlat ona gözlerimden süzülen yaşı
Ne kadar gayret etsem tutamıyorum işte...
Nasıl da dolmuşum hasretiyle
Sevinci bu yüreğimin gelişine
Doyasıya ağlamak serbest...
bitimsiz bir çığlık uğultusu rüzgarın
yağmur sancısı değil bu ağıtı ayrılığın
canı yanıyor gökyüzünün, ağlayamıyor.
sırtımda kar ayazı, gözlerimde yangın
ellerin sıcak hala hançeri soğuk aşkın.
Önemli mi kim olduğum
Biriyim ben, birinin oğlu...
Aşklarım var benim
Görünmeyen göz yaşlarım
Gizlediğim sancılarım...
Gülücüğüm var, öpücüğüm var
Ben
Sevgi ekerken
Sen
Sevgi biçiyordun
Aynı toprağın işçileriydik
Farklı mevsimlere
hilali gördüm yolda bu gece
göresi gelmiş beni oldu tabi epeyce
dedim yüreğim dar, yorgunum ama özledim ben de
gel dedi, gel... hayırsız uzan, unut her şeyi dizimde.
gökte kurulu bir yatak, ohhh sallanarak uyumak
ah hilal ne güzeldi sana rastlamak, aslında güzel şey be yaşamak...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!