Ne zaman geldim, neresi burası?
Loş, soğuk, küf kokan bir otel odası,
uyumuşum saatlerdir kan ter içinde...
Ne işim var benim bu acayip yerde?
Yan odada bir feryat, küfür yüz karası
nedir bu, geceyi döven dalgaların hırsı?
Saklı bir şehir gibi
Aşk içimizde
Ve anahtarı
Sadece ikimizde...
Tarifsiz bir sevinç
Saklanır
Bir daha hiç yazamayacağım sanıyorum
Neye başlasam hep yarım
Bir tek şiirim olsun isterdim
Gerçek bir aşk gibi hani yürekli
Olmayınca olmuyor...
Daha geceyim geceden
Yanmıyor ayaklarım
Suyuna gittim ben...
Koyverdim kendimi
Akıntılarına
Değişen ısı katmanlarında
Yüreğimiz yanık
Gözlerimiz dolu, dolu
Çevirmekteyiz son sayfasını
İnsanlığın acılarıyla
Kapatıyoruz yine bir yılı...
Yitenlerin uçup gidişi
Aşkı anlat bana
Fısılda şarkısını
Hecelet, öğret...
Tut ellerimden
Götür beni diyarına
Bakışlarım sabit
Ah bizler
İlahi bizler
Çok yaşayalım emi?
Ama bu bir döngü
Hoş tutalım gönülleri...
Gelen şiir
Şiir Mim ağabey
Şiir galiba
Gelen şiir
Her saat
Çalan kapımızı
Şimdi ben
Yürüyorum seninle
Bitmeyen bir gökyüzü
Üzerimizde...
Doyuyorum
Şimdi ben yürümeye
Soğuk geceleri, ayazı sevdim
Hırçın dalgaların kükreyen sessizliğini
Gecelerin ötesindeki bilinmez karanlıkları
Sabahların ışıl, ışıl çiğ tanelerini
Balıkçı teknelerini kovalayan martıları
Kasabın önünde nöbet tutan arsız kediyi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!