Bu nasıl eziyet hiç böyle yara
Yaksan beni kül eylesen severim
Çiğneyip bedenim çekseler dara
Param parça yol eylesen severim
İnsanı insandan taşı bir taştan
Bir güzeli gördüm çeşme başında
Boyu servi boylu fidana benzer
Gönül dağlarımda aşk ataşında
Sarılıp koynumda yatana benzer
Ne Leyla ne Şirin ne Aslı gibi
Araştırma Genel Müdürlüğü’ne
Kültürel mirasçı, olmaya geldim.
Destan türkü yazıp yer bulmak için,
Gönülden gönüle, dolmaya geldim.
KÜRDÜN KIZI
Yüzü pak güneşten yüzü
Kıskandırır gül nergisi
Baldan tatlı her bir sözü
Kürdün kızı kürdün kızı
Anlatsam derdimi dert o kadar çok
Sözleri panzehir sanki birer ok
Bozulmuş nesiller saygı duygu yok
Yürekte merhamet vicdan kalmamış
Yüreği pas tutmuş kalbi taş kaya
Be hey gafil, sakın güvenme mala
Yağmur yağar rüzgâr alır sel olur
Hele bir düşte gör varlıktan dara
Dost bildiğin dostlar bile el olur
Kim kalır yanında nede manzara
Tel, tel olmuş saçlar altın sarısı
Bellidir yar, yar kaşından bellidir
Güneş gibi doğmuş gece yarısı
Kalpten kalbe akışından bellidir
Hasta, hasta yatak, yatak dolaşır
Bir meşale yaktım bin bir hevesle
Senden bir hatıra bir anın kalsın
Uykudan uyandır ılık bir sesle
Sıcak bir tebessüm bir şanın kalsın
Dört mevsim söyleyip ismim anardın
Bahar olsa bayram olmaz
Suratsıza hayran olmaz
Senden meze ayran olmaz
Kaçma sersem yürekli ol
Yan gelip yatmak maksadı
Zahmet verme Âlim’i ye hocaya
Ari fanlar doğru yoldan şaşmazlar
Ecel gelse bakmaz gence kocaya
Meydanı boş bulup meydan açmazlar
Yıkıl git karşımdan durmadan çek git




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!