Bu toprak uğrunda vurulmuş yatan
Elinde al sancak asker bizimdir
Dağ taşı devirip top gülle atan
Kazacak mezarın asker bizimdir
Kırpmadan gözünü mevzide durup
AŞK VE ÂŞIK
“Sevebildiğin kadar sevilmek elbette hakkın, yeterki sevmesini bil”
İsterdim ki o da benim kadar sevebilseydi. Benim onu sevdiğim kadar olmasa da, hiç değilse içimi ısıtacak, ruhumun derinliklerine dalıp, acılarımı dindirecek kadar sevseydi; diye düşünürdüm. Kim bilir aşk ile âşık’ın nerde ve ne zaman karşılaşıp gönül kapımı çalacağını bilemez tahmin bile edemezdim.
Sevmeden yaşarken gündüz gecede
Dert kattın derdime o mescerede
Hesabım var elbet senle mahşerde
Söküp yüreğinden atabilirsin
Ne yapıp ettiysem sen dedin yalan
Hışmınla uğrayıp yıkılsam bile
Dostluğun bir pula satamam ki ben
Sürseler sürgüne uzak bir ile
Yalanı dolana katamam ki ben
İster uzakta ol ister çok yakın
Seni senden soramam sormadım yakınından
Bir dal gibi eğilip, sökülüp kırıldım ben
Aldığım her nefeste damarımda kanımdan
Bir taş gibi toprağa sımsıkı sarıldım ben
Yağan yağmurlar gibi boz bulanık bir selim
Bana bu sevdadan vazgeç diyorlar
O vazgeçse benden ben vazgeçemem
Hal ehli değiller hal bilmiyorlar
Öyle kalay kolay vazgeçemem ben
Söksem yüreğimden söküp atamam
Derdimizi yaza, yaza
Hal bilmeyen hâlsız kıza
Aşk ile çalan her saza
Yürek yanar ben yanarım
Her kadimin sercesine
Düşmüyor dilimden bir tek kelime
Karanlık gecemde ay'a benzersin
Nutkum durmuş gibi dilim dilime
Dolaşıp kıvrılan yaya benzersin
Açta bak kalbimi kim nerde diye
Yunus dergâhına uğrayıp geçtim
Aktı yar göğsüme doldu bergüzar
Bir tomurcuk gülden bir demet seçtim
Yolumda bir yolcu oldu bergüzar
Sor bir sual eyle bak nerde yaşar
Ay karanlık güneş hiç doğmaz sandım
Aşkın ataşında yandıkça yandım
Yokluğu bana sor nasıl dayandım
Beri gel sevdiğim beri gel beri
Hasretin özlemin hep bir arada




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!