KIRŞEHİR
Kültürel mirasıyla Türk İslam’ı yaşatan
Yeni bir çığır açıp taş üstüne taş atan
Ahi Evran-ı Veli, bilgisiyle kuşatan
Uygarlıklara beşik baştan başa Kırşehir
Ne ettin eyledin bak ne haldeyim
Hasretin sineme saplandı kaldı
Sen esen bir rüzgâr ben pervaneyim
Can beden bu cana yaslandı kaldı
Açtı mor menekşe lale ve sümbül
Yorulsan bu yolda durmaz koşarsın
Dağ bayır düzünden hizmetli gardaş
Bu nedir bu telaş nasıl yaşarsın
Okunur yüzünden hizmetli gardaş
Ne gündüzün belli nede bir gecen
Efkârlandım yine hoş değil gönlüm
Bilmem ki bu yara yol nere çıkar
Hastane, hastane dolaştım döndüm
Her gelen bir serum bir iğne takar
Can beden ruhumda oldu kap kara
HOŞGELDİN FATMA HAZAL BEBEK
(Allahim nazardan korusun saglikli sihhatli ömür versin inşallah)
Bahtın açık olsun yureginde pak
Bir olup Ailenle billur gibi ak
Hz.Fatma'nın Haķk yoluna bak
Değişti dünyanın çarkı düzeni
Marifet kalmadı huy oldu gardaş
Masum kanı döküp adam soyanlar
Varoşlar elinde soy oldu gardaş
Değil eski şeyler eskisi gibi
HUZUR SOKAGI
Zannettim derdimin çaresi sende
Cezbeden nedir ki ne var bu tende
Sensizde yaşarım sen gelmesen de
Seni sen yapan ne Huzur Sokağı
Bilmem neye küsmüş niye darılmış
Bin bir sitem dolu sözünden belli
Eller nasır tutmuş yürek yarılmış
Şansa boyun bükmüş yüzünden belli
Derdi var içinde dert tası gibi
Bağlasalar dur aman sarp kayalık yamaçta
Nedir bu telaşı böyle hal yamandır be Haydar
Mevsimler geçip gitti kurtulmak var amaçta
Kaybolan umutlarım boş zamandır be Haydar
Yüz yılın yorgunusun yorgun Savaşçı gibi
Dikmiş boyalanmış çıtak mı çıtak
Hele bak soysuza, soysuza hele
Sırtına semer vur sür keyfine bak
Hele bak soysuza, soysuza hele
Ağartmış saçların boşa ağartmış




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!