Uzaklardan bir el, el etti ele,
Anlamaz el âlem; neden el eder?
Eliyle anlattı, dil taktı ele,
Bu hale; bir mana, veren el eder.
Bir remiz bir işmar, bir şeye bakar,
Boşluğu kucakla aç da kolları
Dolasın boş yeri sarıp öğrensin
Mahviyet yolunun şevkli kulları
Benliğin putunu kırıp öğrensin
Ne var mış havada boşluktan başka
Yamaçlara yaslanan güneş
Kızaran ufuktan akşama sesleniyordu
Gel artık diyordu…
Gül bahçesinde/yapraklar kızıla bürünmüş,
Bülbülün kanatlarından gelen esinti
Güzel gören, fark etmişse, güzeli,
Endam başka, duruş başka, yüz başka,
Güzel olur, ol demişse; Ezeli,
Duyan başka, Diyen başka, söz başka.
Bilinmeyi istedi de, âlemi,
Yanımda başladı hüznü akşamın,
Dağlara yöneldi, gidişi birden,
Yeniden doğarsa izni yaşamın,
Haz verir günlerin kalışı birden.
Kolları açarken ufuk güneşe,
Ağlayan ve GÜLEN tasnif edilmiş,
İnsaf et bu hakkı nerde bulmuşsun?
GÜLEN’e köpektir vasfı verilmiş,
Gönlünde azıcık insaf bulunsun.
Doğruyu eğriyi nasıl bilirsin?
Hedeflerde umut saklıdır,
Barut kokulu dumanlar arasında
Ve hatta..!
En derin denizlerin bile derin yerinde
Bir avuç kum içinde
Bir tek kuru kum saklıdır
Günleri gelmeden tarih yazılmış
Un ufak edilmiş düzgün virane
Yıkılmış duvara kader kazılmış
Yazgıdan dolayı üzgün virane
Harabat tozuyla beden yanyana
Benim gibi ağıt yaktı haykırıp
Geşmişteki hasareti dinletti
Başkasına gözyaşıyla hıçkırıp
Yüksek sesle akıbeti dinletti.
Nice derdin yetmesini umarak
Geceler odamda zindandı bana
Huzurlu uykuya girmemiştim hiç
Söylenen mutluluk yalandı bana
Dalıp da bir rüya görmemiştim hiç.
Şu küçük odacık sanki bir sahra




-
Abdulkadir Demirçelik
-
Ömer Duru
-
Şükrü Atay
Tüm YorumlarÜstadım kaleminize, gönlünüze sağlık.
Sizi okumakta zevk alıyorum
Sağ olun
Var olun
* Saygıdeğer büyüğüm Bedri Tahir Adaklı üstâdımıza aşağıdaki şiirimi antolojide seven tüm dost ve arkadaşları adına ithaf etmekten mutluluk duyarım. *
Saygıdeğer Büyüğüm BEDRİ TAHİR ADAKLI
Dostluğu mutlu eden,mütehassis insandır
Onun hep kullandığı çok tatlı bir lisandır
Önceden ...