Sönmüş ocakta duman tütmüyor
Bazıları verdiği sözünü tutmuyor
Onların yaptıkları hiç unutulmuyor
Söyledikleri yalan atık yutulmuyor
Sular donmuş, testiye su dolmuyor
Şu an, Ay’ın lambamız olduğu o yerdeyim
Yıldızların seyredip de kıskandığı yerdeyim
Rüzgârın ılık ılık esip, serinlettiği yerdeyim
Aşkta, ilk ahdı peyman ettiğimiz yerdeyim
Şu an, vişne ağacının siper olduğu yerdeyim
Sen ve bu şehir çaldınız gençliğimi
Yok ettiniz, yüreğimdeki ümitlerimi
Alın şu emanetinizi, verin emanetimi
Pişmanım paylaştığıma sizinle aşkımı
09.12.2003-12:09
Ayrılmadık ayrılmayız biz senden
Yiyip içtiğimizin hepsi de senden
Hiç kimse koparamaz seni bizden
Mutlaka toprak olacak her beden
Ayrılmadım ayrılmam ben senden
Yaza yaza defterinin sayfaları tükendi
Yaza yaza kelimelerin heceleri tükendi
Yaza yaza parmağının dermanı tükendi
Yaza yaza kaleminin mürekkebi tükendi
Sensiz yatağı, yorganı, yolu hep dikendi
Ramazandan ramazana hatırlanırım ben
Ancak bayramdan bayrama anılırım ben
Gelip geçti mi, bayram/seyran ramazan
İnanın unutulurum ben unutulurum ben
Çünkü öksüz ve yetim kalan çocuğum ben
Sevmemişti seni sevdiği kadar kendini
Sevmemişti seni sevdiği kadar kimseyi
Almamıştı kimse uğrunda ölmeyi göze
Ahd etmişti, bir başkasını sevmemeye
Var mıdır acaba bu kul gibi çile çeken
Helalleştim şu âlemdeki herkesle
Gidiyorum ahrete aheste aheste
Ah bir görebilseydim, son nefeste
Sarılırdım sana büyük bir hevesle
Bak Leylâ bu sana vasiyetim olsun
(V) atan, uğrunda ölebilen varsa vatandır
(A) ta vatanı uğrunda ölümü göze alandır
(T) arihe ismini altın harflerle yazdırandır
(A) talarımızın armağanıdır bu vatan bize
(N) eferi olabilmek en güzel şereftir bize
Vay vay benim vatandaşımın haline
Bencileyin, düşmüşler zalimin eline
Bilmem ki niye vermezler işi ehline
İhtimal ki gelen gideni aratsın diye
Bakın emekli emekliyor, gençler iş bekliyor




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!