Biz insanlar, öyle bir sergi sarayındayız ki
Saraydaki tablolar öyle bir güzellikteler ki
Tablodaki renk, motif ve figürler ayrı bir güzellikte
En iyi ressamlar dahi onun güzelliğine hayranlıkta
Hem her ressam, bu saraydan ilham almıyor mu ki
Yağmur yağıyor şakır şakır
Kimileri oynuyor, şıkır şıkır
Kimileri gülüyor, kıkır kıkır
Sanki işler gidiyor tıkır tıkır
Yağmur çağlayan sel olup aktı
Cisimler nispetlerince ısıyı/ışığı yansıtır
Kalemşörler de yaşadıkları çağı yansıtır
Herkes karınca kararınca, özverileriyle
Kimi sesli/kimi sessiz, oynadıkları rolle
05.04.2004-05.04-İst.
Ege'nin bağlarında üzüm olur
Senin gibi güzelde gözüm olur
Gül olan yerde, kokusu da olur
Gerçek gülün, has dokusu olur
Leylâ bağ olan yerde bostan olur
Seninle aşkı yaşamaya bir değil, bin gece bile yetmez
O aşkı anlatmaya bir hece değil, bin hece bile yetmez
Senin aşkından başka hiçbir aşk bu kulu tatmin etmez
Zaten “helal dairesi keyfe kâfidir” gayrileri tat vermez
20.09.2003-09:20
Hem yetim hem de öksüzüm
Hem açım, hem de susuzum
Kaç gecedir hep uykusuzum
Hem anasız, hem babasızım
Hem öksüz, hem de yetimim
Ah şu hicranlı ela gözlerim gözlerim
Gözlemekten yorgun düştü gözlerim
Akkor oldu içimdeki yanan közlerim
Ne edeyim ma kes bulmadı sözlerim
Gece gündüz her an yolunu gözlerim
Kimi çeker, kendi elinden/dilinden
Ben de çekiyorum, kendi dilimden
Onu seviyorum dedim, kendiliğimden
Gelse de kurtulsam, sevdanın elinden
Kimileri çeker, kendi elinden/dilinden
Ah hilal kaç, sırma saçlım
İnan ne edeceğimi şaştım
Başkalarından hep kaçtım
Kalbimi bi tek sana açtım
Hasretin alev topu gibi sardı
Hey ademoğlu dost eyledim gelsene
Bak gönül postumu serdim otursana
Otur Allah aşkına dertleşelim seninle
Misafirim ol, kabulümsün her şeyinle
30.01.2004-13.30




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!