Sensizlik vurdu sevdalı başıma
Daha yeni girdim, reşit yaşıma
Hele bir baksan, kor gibi yanan alnıma
O zaman inanırsın senin için yandığıma
Bil ki sana olan aşkım, çook ezeli ve ebedidir
Günahkarsam çektirdiklerin yetmez mi
Burada çektiklerim günahıma yetmez mi
Allah affediyor, o sevdiğim affetmez mi
Bu kadar ömre bu kadar çile yetmez mi
B. TUNCA/22.09.2000-16.30
Her gülün dokusu/kokusu farlı farlıdır
Hatta, dekoru/ekolü de farklı farklıdır
Bir ciyette benzeseler de birbirlerine
Ekseriyetle, benzemezler birbirlerine
Gül vardır, dikeni bülbüle pıtrak olur
Ağartsan da saçlarımdan önce sakalımı
Hiç bozmadım bozmayacağım vakarımı
Çevirtsen de kara kışa baharımı yazımı
Yine de bozmam ben bu zarif vakarımı
B. Tunca/18.08.2002-18.18
Gökkubbede ay avize, yıldızlar spot lamba
Camilerde kandil, yüreklerde çıra yanmada
Gözlerden yaş, yüreklerden sızı damlamada
Eller duadan, diller zikirden karıncalanmada
Bugün, adeta her yürekte bir kandil yanıyor
Aşkın/sevginin ilk mayası
Güzelliğin kaynağı/aynası
Edebiyatın/şiirin, hülasası
Hilkat ağacının öz parçası
Süzülen anzer balı tadındadır
Bana yaptığını güle yapsaydın kururdu
Bana yaptığını ağaca yapsaydın kururdu
Bana yaptığını pınara yapsaydın kururdu
Bir başkası olsaydı inan ki seni vururdu
Bana yaptıklarını taşa yapsaydın yarılırdı
Sanki dün gelip, bugün gidiyor Ramazan
Kimisi gelişine, kimisi de gidişine, hayran
Ağlayan öksüz ve yetime, az olur kayıran
Geliyor bayram, belki o gün çıkar kayıran
Kimi ziyaret, kimi de ticaret bekleyişinde
Ihlamurun kabuğunu soyarlar
İçi su dolu çaydanlığa koyarlar
Ocakta fokur fokur kaynatırlar
Düğünlerde güzelleri oynatırlar
Çam ağacının kabuğunu soyarlar
Öyle bir derin çekilir ki, o son nefes
Dost ve düşman kulak kesilir herkes
Keşke, ibret alabilse, bundan herkes
Çünkü, mutlak tadar, bu acıyı herkes
30.11.2002-11.30




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!