Erdemler gölge etmez
Siz ihsan etmedikçe
Ömrünüze feda
Siz böyle gör dükte
Ya günüleriniz hep hastanede
Ya hep pastanende gibidir
İniş ve çıkış; taban ve tavan neden varsa ölüm ve yaşam da birbirinin belirsizi üsteli durum olmakla birbirine göre birbirinin belirli durumu olmakla vardır.
Birbirinin eksiği, birbirinin tamamları olan dalga hareketiyle vardır. Kuantum dünyanın belirsizle bir ömür sürecidirler. Belli bir kuant (parçacık) zamanla belirli bağıntı yansıma tamlarıdırlar.
Makro dünya, kuantum dünyanın daha yoğun dalgalanmasıdır. Böylece kuantum dalgalanmada makro dalgalanma türü oluşur.
İnanna totemi yasayla mı seçici eşmekte, ilahi yasayla mı seçici eşmektedir?
Ön ittifak içindeki oluşla grupların "totem yiyeceği yasağı" birbirine göre kalkmıştı. Ama "totem yiyeceği yasağı" henüz dıştaki başka ittifak ilişkileri için de, kalkmamıştır. Ticari olgular ortaya konana dek bu böyle sürecekti.
Bu yüzden İnanna hem totem yasayla (hakla) totem grup dışındaki ilahi ittifakın totem meslekli yiyecek yasaklarını gözetiyordu. Hem de kendi ittifakının ilahi yasasını gözetiyordu.
Futbolda kimi kez topa gelişine göre vurulur. Köleci sistemin de kendisinden önce gelen kimi anlatımlara karşı olan tutumları da bu kabilden bir oluşmaydı. Ön ittifaklardan beri söylene gelenleriden her birinin her bir karşılığı henüz yoktur. Bu nedenle ön ittifaklar zamanında gelen kimi söylemler gelişine göre olur vurumlar yapmaları sonrasında; köleci sistem içinde karşılaşacağı zaman ve zeminin her bir sorunsalına göre onlara verilecek karşılıkla, onlar da yorumlanır olacaklardır.
Enten ve Emeş iki ayrı totem temsilcilik oluşla girişirler. Bu iki temsilcilik totem mesleği bilmekle bir meslek ürününün patent sahipliği içindedirler. Ve totem yasaya göre de birinin dokunumu içinde olan totem yiyeceği olmakla totem mesleği ürünü de diğerine yasaktır. Aşılması gereken tüm sorun budur.
Âdem’le Hava'daki anlatım bu Enten-Emeş anlatımının gelişine göre vurulmasıyla, köleci sistem içinde zamana göre ve zamanın konusuna göre anlatılan türlü türlü mana anlamalı sembolizmlere dönüşür. Hava kendi totem yiyeceğini, tabu sal yasak kapsamında olan bir başka grup temsilcisi olan Âdem’e sunmaktadır.
Nasıl kişisel imtiyazlı mal mülk ilişkisi olmayan ön ittifakların ahde vefa olan totem gruplar arası ant deklarasyonu ön ittifakın ilahtı imanıysa; köleci ittifak ta, mal mülk sahibi efendilerle; maldan mülkten yoksun köleler arasındaki ahde vefa oluşun (biatin) takdirce ortak tanımaz bir irade gücünün buyruğu olmasına iman etmenin deklarasyonudur. İlah, totem grupların ortak karar alan ortak irade beyanları olmanın mana anlamasıydı.
Yani ilahtı ortak kararın içinde açıkça ve somutça totem temsilcisi grup kişleri vardı. Oysa köleci mana anlamasının iman edilmesi, sınıflar arası deklarasyondu. Ama güya imanın koşullarını belirleyen güç ve köleci manaya karar veren mercii, sistemin dışında olan; sistem dışı olan; soyut, tekil bir takdirce güçtü.
MS. 20 yüz yılda "Bir bahtı karayım, kullar içinde" diyen kul (köle) oluşun aşağılığı yanında, aşağının da aşağısı olma; "Hatasız kul olmaz, hatamla sev beni"; "zalimin zulmü varsa, mazlumun Allah'ı var"... türü düşünce, edebiyat ve şarkı türkü türü sanatı ortaya koyan bakış ve mantık açısının temeli, köleci sistemle ortaya atılmıştı.
Efendinin tüm gayret ve maharetleri, efendinin yeni yeni sahibi olmaya başladığı sosyo toplumsa gücü elinde tutmasıydı. Efendilerin toplumsal gücü (enerji akışlarını) ele geçirmeleri; toplumun nesnesi ve öznesi olan girişmelerin üzerinde muktedir oluşu ele geçirmeydi. Üretim nesneleri; üretim araçlarıyla, üretim güçleriydi. Toplumun öznesi ise kişilerin emek gücü ve bilgi birikimleriydi. Bunun özü kişilerin kullaştırılması ya da kişilerin köleleştirilmesiydi.
Efendilerin sosyal gücü (enerji akışını) ele geçirmeleri de, toplumsal gücü ele geçirmelerine uygun bir meşruiyetlerle olan, mana anlamasını oluşturmaktı. Sosyo toplumsa bağ dokulu, bağ enerjisi; sosyal mana gücü ile ve zorbalıkla kontrol altına alınmıştı.
Temel köleci mantıkla mana anlaması şöyledir. Mülkün sahibi Mamon’ dur. Mamon mülkünü dilediğine dilediği gibi dağıtmıştır. Bu dağıtma işi olan takdir içinde kimine az; kimine çok mal mülk verirken; kimine de hiç mal mülk ve bol rızk vermemiştir.
Bu çevrimin içinde; genel yararı oluşturma veya genel zenginlik olan yani ön ittifakın tüzelliğine ait olan mal mülk gibi menkul servetlerle, gayrı menkul dediğimiz birikmiş emeklerin yanı sıra canlı emek ile araç gereçler vardı. Genel yarar olan, genel zenginlikleri mamon özel kişilere keyfi takdir oluşla dağıttı.
Köleci dönem içinde, genel yarar ve genel ortaklık içinde olmakla kaybedilen ön ittifakı servetler; özel mülk sahibi elinde, kolektif ortaklıkla asıl sahibi olanların alın terinin, boğaz tokluğunun karşılığı oldu. Boğaz tokluğu karşılığı olmakla kalmadı, sefalete itilen genel çoğunluğa acımayla takdir edilmenin lütuf edilmesine de dönüştü.
Takdirle ön ittifaka ait olmakla tüm kişilerinde tek tek yararlanım ve tüketim hakkı sahipliği olan servet ya da zenginlik keyfi oluşla özel seçilmiş talihli kişilere dağıtılmıştı. Kolektifçe yararlanışla kişilerinde tüketimi olan şeyler; çalışmayan mülk sahibi kişiler nezdinde; kişi emeği karşılığında boğaz tokluğuna geçime ve alın teri karşılığında kişisel geçime dönüşmüştü.
Ön ittifakların üretim ilişkileri içindeki, totem meslekli sağlayış ve sağlama olan tutumları şimdi ön ittifakın çekiminde olmakla bir aradaydılar. Farklı totem meslekleri ve bunların farklı kullanım değeri olmakla değiştirile bilirliği; ittifakı çekimin kendisiydi. Bunlar ön ittifaka, nesne özlü mutlak bağıntıydı.
Ön ittifaklar içinde, totem meslekleri bulunması nedeniyle ön ittifaklar, üreten ilişkiler bağlamında değil ama sosyal yaşam bağlamında büyük oranda, totem dönemin benzeri ortaklaşmalı, bir ittifakı yaşamdı. Her bir ittifakı grup, ön ittifakın içinde ayrı birer totem temsilciliği olmakla, kült merkezinde olan temsilcilikler; ittifakın ortak karar alan İLAHLARI’ydılar. Ön ittifakın öne kurucuları, ilahlardı.
İşte ilah kavramı, totemden bu bağlamla ayrılıyordu. Yani totem ortak karar almıyordu. Oysa ilahlar ortaklaşa kararlar alıyordu. Totem alanda ikinci bir totem yoktu. Oysa ittifak içinde ilk başta en az iki totem temsilcilik olmakla ittifakı alanın ilahları (totem sayısı kadarla) çoğul olup plüralist ya da politeisti yapıydı. Totem yalın grup sahipliğiydi. İlahi düzen, birçok grup sahipliği içinde sentezi uyumlaşmaydı.
Totem, totemi grubuna sesleniyordu. Grubu da tekti. Totem de grubu içinde tekti. Doğada sağlama az sayıdaki kişilerden oluşan grubunun tekil süreçleriyle mutlaktı. Totem, totem grup sahipliği oluşuyla çoğul ortaklıktı.
İlah, totem grupların totem meslekleri nedenle sentezi olmasının farklı gruplarıyla çoklu yapılıydı. İlahların ortak kurul kararı, ittifakına ayrımsız hitap ederdi. Gruplarını ve ittifaklarını, gruba ittifaka dek benlikle"; "grubuna ve ittifakına sahiplikti.
Grup temsilcili oluşla yönetim oligarşikti. İlahtan ilaha geçişle monarşik bir grup soy şeceresi gibi yansıyordu. Unutmayın ki ön ittifakın oligarşik monarşi yapısı mülkiyetçi sistemin elinde olmamakla mülkiyetçi oligarşik monarşi gibi yansımıyordu. Ön ittifakın bu türden oligarşik monarşili yönetimle sentezli olan yapısı, totemi manayı kesintiye uğratmakla kesikli sürekli yapmıştı.
Köleci sistem kendi içinde ön ittifakı tanımıyor oluşla onu yok saymıştı. Ama köleci sistem ön ittifakın gölgeli baskı ve basıncıyla diyalektike oluyordu. Ama ön ittifakın mal mülk üzerindeki ortak eşitlikle, ilahların yasa koyucu ortak karar almasındaki ortak eşitlik olan, ilahlar iradesi eşitliğini yadsıyordu.
Tarihi gelişme totem tekillikten çıkıp zorunlu oluşla ön ittifaklı politeisti olukla, ortak kararlar almanın çoğulcu, çok köklü yapısı içine gelmişti. Köleci dönem; kendisinden öncesinin diğer mirasları gibi, çok köklülüğün inşasıyla bir kez ön ittifakın bu mirasını bağrına almıştı. Bundan kurtulması olanaksızdı.
Tekillik içinde çokluk karşısında köleci efendilerin de keyfiyetle dağıtılmış olmakla sahibi oldukları malları, mülkleri, rızkları ve köle sahipliklerini de meşruiyetlikle açıklayabilmek için mutlaktı bir tekil mana anlayışla söz söyleyen öznel mana gücüne ihtiyaçları vardı. Bu yeni mana anlaması içinde ilah kurulları olmayacaktı. Yeni mana anlaması içinde tek başına kararlar verebilmekle; malın mülkün rızkın ve hatta insanın dahi sahibi olan Mamon olmalı ki bu mülkü şimdiki gibi seçilmişlere versindi.




-
Necdet Arslan
Tüm YorumlarSöz söylemek önemli değil; sözü bilinçle söylemektir önemli olan.
Sayın KAYA vurgulamalıyım ki gerek şiirde ve gerekse öteki yazınsallarında sözü,etki gücü yaratacak bir keskinlikte kullanmasını bilen ender kişilerden biridir.
Şiirini okurken sözcüklerin,kendi sözlük anlamlarını da aşarak ...