Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Doğanın, doğaya bahşettiği zenginliklerden kimi ürünlerin genetik şifreleri içindeki kimi parçalar çıkarılıp başka bir ürünün genetik malzemesi içine aktarılmaktadır. Buna da patent hakkı alınmakla artık o ürün o şirketin yani El'in kullanım, takdir ve tasarruf rezerviydi.

Bu usule genetiği değiştirilmiş gıdalar (GDO) denir. Bu işleme, tohum yenileştirmesi-ıslahı, melezleme, kırma ya da hibrit iş, denir. Farklı genetik parçaları bir genetik havuzda birleştirme işidir. Ya da farklı iki tekniği bir sistem içinde birleştirme işidir. Görünüşte verimlilik ve kalite bakımından iyidir.

Ancak bu hibrit ürünlerden yeni tohum elde edemezsiniz. Eski teknik doğal tohumlar yok olacağı için eski yönteme baş vurma yolları da ortadan kalkacaktır. Bu nedenle üretici şirketlere (El’lere) mideden bağımlı olacaksınız. Tanrı’nın ürettiği genetik oluşla doğal tohuma insanlar patent alıyor iyi mi?

Devamını Oku
Bayram Kaya


Totemi ve İlahi kolektifi oluşa dek dayanışma:

1-Kolektifi ön ittifaklar kolektif savunma yapmanın ve doğa da kolektifi düzenli sağlama yapmanın söz söylemli bu kurallarını groteskilik üzerinde totemi mana ile çevrim yapmanın eylem birliği ile doğa gücüne karşı yine doğada kolektif sağlama yapmanın bilincidir. Sonra da toplumsal yapısıyla doğada üretmenin bilincidir.

2-Kolektifi ön ittifaklar farklı kullanımlı olan totem meslekli üreten ilişkiler nedeniyle tarihte ilk kez görülen temas eden durumla ittifakidirler.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İkinci tufan El düşüncesinin ikamesi için El düşüncesini uygulama içine getirene kadar olan geçmiş hafızanın, silinmesiydi. El mana anlayışının süre gelen geçmiş hafıza karşısında, hafıza silimi olmadan başka türlü dikiş tutma şansı yoktu. Bu nedenle El boşuna mı “önce (evvel-bidayet) olan benim. Son (ahir) olan benim”, diyordu. El delilendiği için mi “Benden öncesi ve benden sonrası yoktur,” diyordu.

İttifak dediğimiz ilk tufanlar, Sümer ve Babil’deki anlatımlarda yeri gökten ayırıyordu. Aşağı topraklar olan Sümer’in Sinaar bölgesini yukarı Akad topraklarından ayırıyordu. Ve bu ayırma işlemi grup temsilciler olan ilahlara, daha sonra da ilah grubu insanlara isim vermeyle devam ediyordu. Bu yeni ilişkileniş biçimleri içinde olup bitenler tamamen totem hafızada olmayan bilinçlenme ve travmalardı.

İttifaklar söze başlarken “Lam Abubi-tufandan önce” ve “Arki Abubi-Tufandan sonra” diye sözlerini sürdürüyorlardı. Tufan öncesi dönem, çevreden izole olan; etrafından soyut olmuş totem dönemdi. Tufan sonrası, üretim hareketini başlatanlardı. İnsanı ortaya koyanlardı. Uygarlığı ortaya koyanlardı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Toplumsal alan etkili kolektif etkinin zıttı; yani kolektif etki ile var olup ta etkin olarak belirir olamayan durum da ortaklık karşısında, ortak tanımazlıktı. Yahut ta kolektifi oluşun karşıtı olan pasif boşluklu oyuk devinmesi de kolektif sahiplik olmayan ortak tanımaz oluştur. Kolektif tanımazlıktır.

Ortak sahipliğin toplumsal alan etkili aktif beliren olması karşısında aksi olan yani var olup ta belirimle olmayan pasifi de özel mülk sahipliğidir. İlk ittifakları oluşma içinde özel mülk sahipliği aktif olursa kolektif sinerjinle olan alan etkisi oluşamazdı. Ancak çok sonraki durumların yanılsama yapması içinde olmakla siz, kolektif etkiyi özel sahipliğin etkisi gibi anlayacaksınız.

Özel mülk sahipliği söylemi içinde kişisi mülk sahipliği demek kolektif nüfus kadar olan özel kişilerin sahipliği değildir. Ancak seçilmemiş olanların veya şansız kişilerin çokluğu karşısında seçilmiş çok az kişinin, ya da şanslı kişilerin mal mülk sahibi olmasıydı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

El tabiri tekil tanım olma söylemiyle gerçeklik olmayıp, bu söylem mana El’e bir mahlas gibi (tutunamayıp eğreti duran-takma ad gibi) duran, bir anlam ve söyleme dönüşmektedir.

El'in tekilliğini söyleyen gibi olan bu mahlastı anlatış ikinci bir atakla “tek irade, tek rızk veren, tek takdir eden, tek kaderleri belirleyen, tek önce olan vs. durumları şimdilik beş tane ile saydığımız tek olan birçok yeni bir niceli nitelik olan sıfatlara dönüşmekle El'de karakter çoğalmalı bir muhtariyet olmaktadır.

Söz gelimi El neye göre öncedir? El, sonradan olanlara bir kıyas ve denklik olur mu ki önce ve sonra benim diyordu?

Devamını Oku
Bayram Kaya

El mana düşüncesi bir süre oluştuğu alan içinde kaldı. Yani kolektifi olan ittifak içinde kaldı. El anlayışı kendi alan içi yoğunlaşma belirmesini ortaya koydu. Böylece El yanlı alan yoğunlaşması oluştu. Üreten meslek ilişkileri çelişmesi üzerinde gelişen ve yürüyen sistem; şimdi kişi sahipli mantığın egemen olduğu sahili ve sahipsiz oluş çelişmesi üzerinde yürüyecekti.

Bu derişimin yansıması üretim ve üretim ilişkisi değildi. Süreci sınıf çatışması denen bambaşka bir zaman mekân olayları içine sürüklüyordu. Sistem denge değerlerini hızla normalden uzaklaştırdı. Böylece iç içe bir alan içinde “kolektifi iliğe karşı kurtarılmış kişi sahiplikler düşünce eylemini oluşan tutumlar yoğunlaştı”

O günün koşullarına göre kolektif etkili alan nedenle üreten ilişki bilinci artık ruhuna kadar biliniyordu. Adeta çocuk oyuncağı gibi gerçekleşiyordu. Ruhuna kadar bilinip oluşturulan alan etkili üretme bilinci, istenildiği gibi istenen modülasyonlar üzerinde olmakla çevrim edilebiliyordu. Bu yeni modülasyonlar sistem içi süreci anlama, bileme, süreci bilinene göre kılma iletilmesi olduğu kadar da bir enfeksiyon olabiliyordu. İşte enfekte bir üretim yapma gerçeklemesini sınıf hareketi üzerinde modüle etme işi de bunlardan biriydi.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kolektifi olan ve kolektif bir kütleden ayrılan bu tarz kişi sahipliklerin kendi kendisini inşa düşüncesi, bu anlayışlarını yine de totem anlayışlı sosyal eksen etrafında ve köleci mantalite ile billurlaşıyorlardı. Kolektif olan ve kolektif üreten mantık yerine, “köle inanıcınla olan mantık” konmuştu. DNA değişti.

Sahiplik ve paylaştırma DNA’sı değişen köleci inanıcınla olan bu mantık, köleci sahiple güdülmeyi ve bir gün kölelerin de kendi efendileri gibi zengin olma vaatlerini meşru ve kontrat etti. Yitirdiği eşeğini efendiler üzerinde dolaşmakla bulmayı hayal etmek, kölenin nefsiydi!

Kölecilik karşısında, köle olmanın zıttı olan düşünme kölelerinde efendileri gibi olmayı vaat eden söylemi içindeki tatlı ve pembe düşleriydi. Bu imgelem kölelerde kölelerin yaşama arzusu ve sürece katlanmanın hem nefsi oldu hem nefesi oldu. Bu zıt ve çapraşık duyuşları içinde olan köle kişiler, kendisine de sahip olan idealindeki monarşiye biat etmekle, kendi gibi duygu kodlarıyla oynayan diğer kişilerle birlikte köleliklerini onaylamışlardı (El este bi rabbi küm ahdi yapmışlardı). Ant içmişlerdi.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Tüm süreçler depo enerjiyle çevrime başlar. İnsan sosyo toplumunun depo enerji çevrimi insan-doğa güdümlü ilişkiden oluşmuştu. Depo enerji doğadandı. Doğadaki depo enerji insan bilincinden ve insan dan bağımsız bir var oluştu.

İnsan üretim ilişkisini doğadaki bu depo enerjiyi kullanırken ve hala da kullanım halinde iken ortaya çıkartmıştı. Giderek depo enerji üretim ilişkisi üzerinde çevrim oldu. Depo enerji üretim ilişkisi üzerine çevrim olmasıyla başta tüketilen enerji, sonunda yerine konan başlangıç enerjisi çevrimine; dönüştü.

Böylece üreten toplumun yedek depo enerjisiyle kolektif hareket inanılmaz birçok yeni başlangıçlar yaptı. Sanatı, temel olmayan diğer zanaatları, hizmet hareketlerini hep bu depo enerjisinin ortaya konmasıyla toplumsal etkinlikler arttı ve çeşitlendi. Salt bu sayede uzaya gider olduk. Ve snop şarkıcı futbolcu vs.yi de sırf bu süreçlerin kapitalist emisyon sömürü araçları olmasıyla başımıza bela ettik

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kolektif yapı, köleci sisteme göre şimdi uzaklarda kalan, şimdi hatırlanmayan bir anıydı. El’in kutsadığı sömürü ve adalet dediği sömürenlerin çıkarı ile zulümler artmıştı. Köleci sistem içinde artan zulümler karşısında zulümler tıpkı Platon’la olduğu gibi (Eflatunla olduğu gibi) karşıtı olan ve zülüm olmayan söylem ve düşünceleri çağrışacaktı. Yani kolektifi ilik zaman zaman hayal veya ütopya olarak zihinler içinde su yüzüne çıkacaktı. Kolektiflik vaatçilerin gözünde de cennet algısına da birçok motif olacaktı.

Köleci irade, kolektif ligin yok edicileri bizleriz diyemeyecekleri için kolektif yapıların ortadan kalkma gerçekliğine de bir açıklık getirip hikayesini anlatacaklardı. Sosyolojinin temel kuralından birisi de şuydu. Kural uygulayıcılar, uygulanacakları kural ister haklı olsun ister haksızla olsun; yeni olan kural karşısında eskiyi kötüleyerek, kötülenen eski yavaş yavaş sosyal yapının dışına atıyorlardı.

Kolektiflik ileri doğru olan bir değişme ve dönüşmenin kendi olgunlaşma süreçleri ile aşılmış bir düzey ve düzlemin geride kalmışı değildi. Kolektif oluşu köleci mantıkla yok edenler, anlatacakları yok oluş hikayesi içinde iki amacı göz önüne alacaklardı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Tufanlar ön ittifaka göre Sümerleri köleci yapılara dönüşmenin bir bitiş ve bir başlangıç tarihidir. Yeni bir var oluşun ittifak kültleri, olmakla söyleniyordu. Yeni var oluş içinde bir öncesi düzen bir sonrasına göre yok oluyordu. Artık kolektif yapılar bitip kayboluyor, köleci yapılar başlıyordu. Çok daha önce de totem dönemden çıkılıyor, ittifaklı kolektif yapılara giriliyordu. İttifaklara göre totem yapılar bitiyordu.

Köleci temsilcilerin kolektif yapıdan çıkıp, kolektif sistemi bozmalarını işini yani bozgunculuklarını başarı diye hikâye ettiler. Başarı diye kullanılan bozguncu motifler de kendi kendisini çağıran tekrarlar nedenle (geri beslenim olan kontroller nedenle) bozguncu motifler inşanın aslına uygun modülasyon üzerine yapılan eklemler olmak zorundadır.

Çünkü “sistemin kendi kendisini çağıran birikimle olan depo enerjisi kolektifti”. İlk inşa tipi böyleydi. Köleci sahiplik inşa başlangıcı olmayıp kolektif inşayı ele geçiren enfeksiyonla oluştu. Eğer üreten ilişkilerden önce kölecilik bilinseydi köleci inşayı kurmak olası olurdu. Ki olası bile değildir. Çünkü kölecilik üretim hareketinin bilinmesiyle ancak olasıdır. Üstelik “üreten ilişkiyi bilmek” te köleci değil kolektif bir faaliyettir. Göç veren hareketler, göç yerine gelince konaklamıştı.

Devamını Oku