Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Kimi ilahi grup temsilcileri sırayla yönetime gelseler de sırayı iç sinmeyip kolektif gücün kullanımını yitirmek istemiyorlardı. İlahi dönemin sonuna doğru bu türden vehimleri içinde olan ilahlar, güç zehirlenmesine uğradıkları bu vehimle "kolektif sahiplik" yerine "kişisi sahiplikle"; "kolektif gücü" tümden kendi ellerine geçirmeyi, yönetimlerini sürekli kılmayı düşündüler.

Böylece kimi ilahlar nefis denilen bencilliğe yenildiler. Kolektif sahiplik olgusu içindeki düşünce kişisi sahipliğe doğru parçalanıyordu (indirgeniyordu). Kişisi mülk sahipliği demek; kolektif iradeyi ve kolektif yapabilirliği ve yaptırabilir ligi ele geçirmek demekti.

Bütün planlar ve hayaller kolektif sahiplik içine açılacak olan "mülkün sahipliği" düşüncesi üzerineydi. Mülkün sahipliği düşüncesi üzerine kurgulanan mülk sahibi söylem ve eylemleri bu anlama uygun olarak açılan yeni alanın içinde söze, fiiliyata dönüşecekti.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İlahlar daha mülk sahibi olma tuzağını kurma süreci içindeyken kişileri kolektif paydan yani kolektif üretim gücünün yararlanıcı haklarından yoksun kılmayı hedefliyorlardı. Avcı hemcinsimizin bu türden köleci koşullu ortamları henüz ortada yoktu ki gasp ederek eksilttiği asgarileri kişilere; tekraren sadaka, zekât olaraktan geri verebilsindi.

Yavru bakımı yapma yansımalarıyla olan ilk sel ortam içinde güdüleri giderilmiş kimi öznelerde, bin yılda bir "yardım eğilimi" görülebilir. Bu türden bir "yardım eğilimi" kişilerdeki zorunlu güdülerin etkisi ortadan kalktıktan sonra ancak yardıma dönüşüp düşünülebilecek bir empatidir (iç görüdür. Duygudaşlıktır).

Bu türden bir yardımlaşma empati hareketi düzenli olmayıp her zaman başka-başka fail hüneriyle ortam da görülebilir. Kaldı ki bu türden yardımlar yalıtım koruması içinde olmamakla inşaca organizasyonlardaki gibi sürdürülür değildiler.

Devamını Oku
Bayram Kaya

6
Feodallerin kendisi için kâr, ticaret kazanç dediği olay, faiz oldu mu kâr kazanç olarak anılmıyordu bile! Çok sıkışılırsa söyledikleri kâr değil kâr payıydı. Pes doğrusu. Sistem nasıl tıkır tıkır işliyor görüyor musunuz? Ne nesnellik var. Ne ölçü var. Ne inşa temeline referans var. Sadece günü kurtaran, efendi yararını gözeten soyut ve keyfi bir söylem vardı

Para adamlığı olan Mamondu burjuva, feodal beyleri (mülk sahibi El’ li), kâr karşılığı para vermenin, esiri etmiştiler. Ticaret, kâr yapma, işini bilme, boğaz tokluğuna emeği sömürme gibi eylemlerle insanı aldatıp soyan köleci sistemin kazancı yerine konan şimdiki yeni "kâr" mantığının adı, faizdi.

Lümpen sınıflar genelde tarımcı ve çoban olan feodal efendilerinin; burjuvazi elinde (şimdilerin faizci-tefeci dedikleri efendiler elindeki) faiz kıskacı altında inim inim inlemeleri nedenle bu alışverişe "faiz" demiş ve faize karşı çıkmışlardı. Şimdi köleci lümpenlerle burjuvazi lümpenleri karşı karşıyaydı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Sistem bir kere inşa olduktan sonra özne ve özneler inşa mantığını, üretim mantığını, kolektif aklı ve kolektif kapasiteyi hıfzederler. Koruma eğilimiyle bellekte tutup saklar. Özne veya özneler saklanan bilgiyi yeniden ve yeniden ortaya koyar.

Özneler inşanın oluş seyrini kısmen ya da tümden hıfzederler. İnşa seyrini kısmen hıfzeden ya da hiç hıfzetmeyen özneler, kolektif depo hafızaya ulaşır.

Bu hıfzı durumdaki kişiler ancak şimdiki gibi köleci bir sistemi, köleci bir ahlak üzerine veya köleci öğüt üzerine inşa eder olurlar. Kolektif bilinç olmadan bırakın inşayı sürdürülebilir köleci inşa da kurulamaz.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kolektif alanın ağırlık merkezi yüksek basınçtır. Ağırlık merkezinin çevresel yüzeyi de düşük gerilimli indirgenen nötr alandır. Nötrlük kişisi yetenek ve kişisi ihtiyaçlarla bozulur ve kolektif alana doğru yükseltgenir. Yüksek potansiyelli kolektif alan da kişi ihtiyacına kişi yeteneği dirence göre indirgenir.

Kolektif alan içinde yüksek basınçla, alçak basınç arasına; kolektif bir güç direnci konur. Kurallar, neyin nasıl ve nice olacağı gibi kolektif akla dek amaçlı eylem ve düşünceler. Yani modülasyon direnci konur.

Modülasyonları kolektif işleyişe tabii olduğunuz ortam ile her bir kişiler bu bilgiyi taşır. Yani kişilerde ve kişilerin dışındaki ortamda kişiye kolektif bir modülasyon etkisi vardır. Sizi kolektif göreve çağırır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kolektif bilgi, kolektif birikim, kolektif emek, depo hafıza, kolektif katılım ve kolektif paylaşım, iş bölüşümü, karşılıklı olma, paydaşlık, özne bencilliği vs. kolektif alanın ağırlık merkezini veya yüksek gerilimli kolektif çekim eksenini oluşurlar.

Kişinin dıştaki çevresel etki nedenle, kişinin içindeki içsel nedeniyle soluk alıp vermesi ısı alıp vermesi vs. leri vardır. Gelişmiş kişi özneli bilince göre bu tür girişimler içindeki hayat etkileşimleri çevrenin ortak sağlama paylaşımıdır.

Kolektif merkezin çevresi önce kolektif sağlatma ve çok daha sonra üretim alanıdır (yurt, vatan vs.dir). Kolektif alan da kural olarak doğa gibi nötr bir etki nötr durumdur. Nötr durum sizin etki girişmeli ihtiyaç ve kabiliyetinize göre girişmeler ortaya koyar.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Bir sürücü olarak arabaya binersiniz. Bu durumda arabayı sürmek için harcadığınız kas, beyin gücü ile arabayı süren; arabayı sevk ve idare etme eyleminde bulunmakla enerji harcayıp aracı süren sizsiniz.

Beyin eforunu ve kas eforunu harcayan sizsiniz. Ama bu eforların ortaya koyduğu eyleme dönüşen nitelikli emekler ne sizden, ne de sizdirler.

Taşıttaki içten yanmalı enerji elde edilmesinden tutun da, dönme hareketini doğru harekete çeviren bilince kadar ne sizsiniz. Nede sizden bir etkidir. Tekerden tutun da aracın kaportasına; kaportadan elektrik aksamına kadar onlarca ayrı ayrı işlev bağıntının ne bulucususunuz; ne ortaya koyucusunuz.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Kısaca kolektif oluş toplumsal oluştur. Ama toplumsal oluş kolektif oluştan sonradır. Kolektif oluş toplum sal oluşu içerir. Ama toplumsal oluş kolektif oluşun avcı toplayıcı sağlayışı olan totem dönemi içeremez. Kolektif ilik; en temel tutumlar üzerinde “yaptıran ve herkese göre paylaştıran” bir güçtür.

Kişisi sahipliğiniz herkese göre olan emek ve emek gücünüz üzerindedir. Kolektif oluşunuz da ancak ve ancak sizin mantığınız içine doğmakla; dıştan yansıma ile “sizin birlikte oluş girişmenize”; “yaptıran ve paylaştıran” iradedir.

Totem güç grubun kendi üzerine kendi etkimeli kolektif baskı ve basınçtı. Oysa iki farklı grubun girişme yapan somut durumunda; her bir grup üzerine, hem kendi grubunun hem de diğer grupların bir etki ve basıncı olur. Bu çok merkezli baskı ve basınç sizin dışınızda bir boşluk devinmesi oluşur.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Var oluş için yağmur da bir olanaktır. Yağmursuzu da bir olanaktır. Yağmur ilişkili olanaklar davranışı da zorunludur. Yağmursuz durumlarla ilişkilenen olanaklar başkadır. Birindeki ilişki durumu diğerinde aranmayacağı için, biri için diğerine dua edilmez.

Biri varken var olan diğerini anlamsız kılar. Mars’ta su yoksa Mars’ın kendisi başlı başına bir varoluş ve bir hayat değil mi? Kozmik evren suya göre ve sudan başlangıç yapmamıştı. Var oluşun önüne suyu koymamıştı. Suyun olduğu yerde de suyu hesaba katmamalı edememişti. Şu olursa olur, bu olmazsa olmaz; diyen böyle bir var oluş ya da yaratış yoktur.

Şu olmazsa bu olmazın olanağı ile şu olursa bu olmazın zıtlar girişmeli; enerji dönüşüm olanağı; sulu ortamda susuz durumları, susuz ortamda da sulu durumları olası kılmıştır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

"Ey örtüsüne bürünen. Kalk ve duyur. Sadece Rabbinin büyüklüğünü dile getir (Rabbinin azametini söyle)". Bu sözün söylenmesi için bu tür kolektif bir bilincin ortaya konması için köprünün altında hayli su geçmesi gerekecekti.

Hayat türümüz gibi canlılarda; güvenlik, savunma, enerji sağlama süreçleri gibi iç düzenli yakınsatıcıların iş birliği üzerinde kendisini yaşatmanın, yardımlaşan dayanışmanın dıştan ilişkindikleri ile bir CAN YOLDAŞLIĞINA dönüşmüştü.

Artık can yoldaşlığı nedenle aitleriniz, nerede zordaysa; ya da can yoldaşlarınız nerede hayati tehlikeye veya yakınsatıcıların temininde başı dara düşerse; bundan siz de sorumluydunuz. Hepiniz birbirinizden sorumluydunuz.

Devamını Oku