Aşka temenna etmem
Meşke eyvallah
Şerefe iltifatı bilmem
Şerefsize tükür de vallah
Bilirim körsün
Zulme garkı şaşırmam da
Tutuşurum şimdime giyinişlerle ben.
Hali gümanımdı, güne düşüşle
Nice guruba inişleri ederken şen
Etmem mihnetimi ne yar koynuna
23 Nisan tarih sel olan insanın, tarih içinde oluştuğu ve oluşturduğu güce karşı mücadelesiydi. Güce karşı güçsüzlüğüydü. Veya güce karşı direnç koyması kadarla mücadele ediyordu. İçinde olduğu tarihi organik yapı içinde kolektif olmakla akan bir sosyo toplumsa enerji vardı. Hem bu enerji ile donanıyor hem de bu güce karşı kendisini savunan bir fren ilişkisi ortaya koyuyordu.
Bu oluşma ve oluşturma bir karşıtlaşmaydı. İçinde olduğunuz yapı ile sizin sürtüşmenizdi. Sürtüşme sahip olup olmamaktı. Sahipliği olup olmamaktı. Egemendi veya boyun eğendi. İradeliydi ya da irade altında iradesiz oluşla bir iradeye göre davranandı. Efendiydi yahut da köleydi. Kısaca zengindi ya da fakirdi. Saltanattı yahut ta saltanata uşaklık edendi. Ezendi veya ezilendi.
Zenginliği güç ve egemenlik olup yönetendi. Buyurandı. Düzenleyen iradeydi. Yoksulluğu kölelikti. Çalışmaydı. Bir efendiye uyduluktu. Efendisiz edememekti. Bilgiden düşünceden yoksunluktu. Teslim almak veya teslim olmaktı. Sığınmacı veya sığınılandınız. İşte tarihsel insanın mücadelesi güce karşı güçsüzlüğündendi.
Kimseden öğrenmedik adaleti
Adaletten uzak
bencilce güdümleyen sadaretten makam
Onca geçmişi olan Dünya yılları vardı
Diyalektiki olan
Grup temelli davranışlar sonuçta "gruba odaklı" grup yararı olan anlayış ve duygular olmakla; kişinin değil grubun itibarı tartmadan doğan utanma duygusudur.
Bu tutum "mal mülk sahipli, kişisi ahlaki" duygular yerine; "grup duygulu ahlakın" normları arasındadır. Mülkü olan kişi kibre kapılan bir hubris duygusu ile onur bulurken, maldan mülkten yoksun olanlar ezikliğin verdiği utanmayla bir ahlaki duygu içinde olurlar.
Bizler geri bağlanım yasaları üzerine o bağlanıma ilişki imajlardan oluşan duygularımızı da eşletmekle bir bindiriş yaparız. En temel geri bağlanım yasasından birisi gruba bağlılık yasasıdır.
Ava giden kişilerin veya meyve, kök toplamaya giden kişilerin sağında solunda gözcü korucuların da olması demek, aynı anda tek boyutlu alan kullanımını genişletmek demekti. Böylece kolektif organize oluş iki boyutlu alanda iki boyutlu yararlanmayı ortaya koymaktı.
Ortam iki boyutlu alan da olsa siz kolektif bileşimi ortaya koymadığınız sürece, tek boyut içinde kolektif inşa görülemez olmakla yeterince iyi bir iki boyut yararlanması ortaya koyamazsınız.
İçine kolektif bileşimler girmeyen tekil ve tek boyutlu (tek kişilik) yönelimlerde; kolektif birim zaman oluşamayacağı için pek pek iki boyut genişlemesi ortaya konamazdı.
Başlangıç tek boyutunun yanına eklenen birçok tek boyut olan çizgiler; en, boy gibi iki ayırtı ve iki boyutlu düzlem alanı ortaya koyacaktır. Her eklenen bir boyut bileşim içinde hem en gibi hem boy gibi davranacak. Bileşimdeki yüzey, yüzeydeki alan gerilimiyle belirir.
Bu gerilim sanki bir boyutlu çizginin içinde bir kuvvetmiş gibi bu bir boyut çizgiyi soldan sağa doğru gerer ve açar. Bileşimdeki kuvvet gerilimi, baştaki bir boyutu zara dönüşecek bir inceltmeyle açar. İki boyut süreci bir boyutun açılması gibi böyle de düşünebiliriz.
Kıyıda bir boyut durumla, tarla sınırında açılan bir dalga hem yerindedir hem ileri gider. Tıpkı ekin tarlasındaki dalgalanan başaklar gibi. Tarlanın en sol ayırtında başlayan başak dalgası, ileri doğru gider ve tarlanın ilerideki ikinci eni olan sınırında kaybolur.




-
Necdet Arslan
Tüm YorumlarSöz söylemek önemli değil; sözü bilinçle söylemektir önemli olan.
Sayın KAYA vurgulamalıyım ki gerek şiirde ve gerekse öteki yazınsallarında sözü,etki gücü yaratacak bir keskinlikte kullanmasını bilen ender kişilerden biridir.
Şiirini okurken sözcüklerin,kendi sözlük anlamlarını da aşarak ...