Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Yalın bencilik kendine göre olanı bilendir. Kendisine dıştan sağlama yapmak için her şeyi emreder. Şimdiki anlayışımıza göre salt sağlama yapmak için bencillik eylemlerinize kötülükleri de emreder. Bencillik tutumu; som ben ile dış dünya arasında olan “ en az dış dünyanın içeri alınma” bağıntısının anlayışıdır.

Yalın ben dediğimiz bu ben, bu aşamasıyla dünyayı groteski anlayandır. Öznellik olan ben ise, yalın benin bir sonrası olan, üst aşamasıdır. Kişi-kişiler ilişkisinden biçimlenir. Öznel bencillik, Dünya ile yalın ben arasına, kişi-kişi bağıntılı zaman mekân devinmeli boşluk hollerini almıştır. Bu durum bizim öznellik bilincimizdir. Kotarıcısı biz değiliz.

Böylece yalın ve korunan ben dediğimiz yalın bencillik kendi içinde kapalı olmakla başlangıç koşulu olan bendir. Dıştan ithale açık, dışın müdahalesine kapalıdır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Anlamları yerine ve zamanına göre kavramadık mı bay erki eşittir= kral=İmparator= başkan=başbakan gibi kavramların hepsi aynı olur çıkarlar! Bu tür anlamalar doğru değildir. Bu tür anlamalar düşünsel tembel oluşun yanı sıra cahillik düşüncesidirler. Bizler her konuda değilse de; birçok konuda cahilizdir. Bu gerçeklik geçmişten günümüze bilinen ve kullanılan bir şeydir.

Bey erki demek kişinin bir mala, bir mülke ve bir köleye sahip olmasıyla kazandığı alan ve kullandığı alan etkisidir. Soyut Mamon iradesinin; somut ve uygulamalı şeklidir. Bey erkliği (mülk sahipliği) etkisi ile kazanılır. Mülkün, totem mesleklerinden bu yana kişiler üzerinde bir alan etkisi vardır.

Mülk sahipliği de, mülkün kişiler üzerinde oluşan alan etkisini kullanma potansiyellisidir. Kişiler sahibi oldukları mülk etkisinin şiddet, kuvvet gücüyle; mülksüzler üzerinde kendisini kendisine ve kendisini mahiyeti üzerine determine eder. Bu hal, otomatikçe kendiliğinden oluş kuramıdır. Bu oluş şöyledir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Sunu:
İnsan olmak bir ayrıcalık mıydı, bir üstünlük müydü? İnsan eşrefi mahluk mudur? İnsan nerden geliyordu?

İnsan biyolojik miydi, yoksa insan tarih içinde tarihselliği olan bir sosyo toplumsa kültür müydü?
xxx

Devamını Oku
Bayram Kaya

Mamon üzerinde yapılan çevrimle izahı edilen şey köleci sistem öncesini unutturmaktı. Köleci sistem öncesini, “sisler” içinde bırakmaktı. Şimdiye kadar ne totem dönemde ne ilahi dönemde ne de daha önce hiç ortalıkta olmayan Mamon; böylece kendi mülk sahipliğini her şeyin önüne koyacaktı. Mamon, tüm ola gelen süreci kendisiyle başlatacaktı. Kendisi meşru oluş ve meşru söyleyişti.

Bay erki her şeyin ilk öncesi olan Mamon'dan el almakla meşruiyet kazanır. Aslında Mamon'la birlikte her şeyin en başına konan mana "özel mülk sahipliği öğretisidir (ideolojisidir) .

Hâlbuki Mamon ön ittifakı ortaklığının karşısında olmakla ön ittifakın mülküne benim diyen bay erki olacaktı. Mamon, bey erki türü, sahiplerinin sesi ve sahiplerin sahipliğinin meşru mana anlamasıdır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İnsan tanımı beden sel ayrılığa göre de bir tanım değildi. Kronolojik sıraya göre ilk başta Totem kültürler sentezli biyo kültürel bir tanımdı. İnsan toplumu içinde daha karmaşık aletleri kullandı. İnsan, Âdem’le de gelmiyordu. Âdem olmakla, kendisine verileni öğretileni bir şeyi de unutmamıştı. Asıl olan Âdem sembolizmi içindeki Mamon, insanlara bir şeylerini unutturdu.

İnsan: Mamon'a yakın değildi. İnsan totemi gelenekle, salt kendi aralarında çoğalmış olanların somut soy temsilcisi olan ilahlara, çok daha yakındı. Hemcinsimiz Mamon’la kendi arasına; totemi dönemle, ön ittifakı dönemi almıştı. Mamon’la bu tür geçmişine uzak kalmakla kendisine yabancı kalıp; kendisinden uzaklaşmakla, kendisine yabancılaşmıştı.

İnsan en az iki totemi boydan ilah soyun senteziydi. Mamon totemi ve ön ittifaklı kültürün temsilciliği değildi. Kişilerin (insanın değil kişilerin) özel mal mülk sahibi ve köle olmalarıyla ya da varlıklı yoksul olmaları içinde; takdir ve tekdir etmekle egemence her hangi bir gücün; soyut mana oluruyla meşrulaşmasına bir kullanımdı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İttifakın sosyal özneleri ittifakı olan hemcinslerine insan diyecekti. İttifakın dışında kalan başka ittifaklara ve başka totem gruplara insan demeye daha hayli vakit vardı. İttifaklar, ittifakı oluşun başlarında diğer tüm hemcinslerini insan kapsamında değerlendirmiyordular. Kısaca ittifak, kendi ittifak üyelerine insan diyordular.

O günlerde ittifakı olmayan etnik totemi gruplarına siz; siz de insansınız deseniz bile; ittifakı hiç bilmemiş, ittifakı süreçlere aşina olmamış; ittifak içindeki çelişkilere düşüp ittifakı kavrayamamış olan grup yapıların; ittifakı anlayamamaları nedeniyle; "insan denmesini" anlayıp sindirmeleri de beklenemezdi.

Erken dönemden beri geçer akçe olan totemi yapılaşma içinde standarttı. Her bir totem grup ayrıcalığı ittifak içinde giderek eriyen bir süreçti. Standart oluş şimdi üretn ilişki içindeki insan kavramı içinde olacaktı. İttifakı süreç, farklı totem kardeşliği içinde eşitlik bağıntısı kuramıyordu.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Şimdiden geriye doğru erken dönemin tarihselliği içine kuşbakışı olarak baktığımızda insan sosyal yapılarına dek görünen manzara şu olacaktır. Genelde birbirleri ile temasları olmayan, birbirinden habersiz ve birbirine karış masız olmakla, birbiriyle etkilenmeksizin yaşayan etnik totemi sosyal birlikleri görürüz.

Totem dönem sonrası ileri süreçlerine doğru totem gruplar bu kez de temas eden; ittifak eden yapılar olarak görülürler. Yani buluşmalarla yan yana gelen totemiler arası bir BAĞINTI ve bir bağ GİRİŞMESİ var olacaktır. Totemi gruplar arası bağıntı ve girişmeler giderek ilah iradeli, insanı yaratmanın uygarlık kültürü oluşla görülecekti. Yani tevhitten önce önce ilahlar (tanrılar) vardır.

Bu ön ittifaklı süreç içinde totemi aitlikler; ön ittifak içinde her bir grubun kendi totem meslekli işlerini melezler için düzenleyen ilahlar vardı. İlahlar sürece olur (vize) veren; uygarlığı yaratmanın uygarlık kültürlü ilahlara, dönüşecektiler.

Devamını Oku
Bayram Kaya

İnsan tanımı neye karşı söylenmişti? Her halde durduk yerde “dinlerin” söylediği gibi her şeye bir isim verirken sıra hem cinsimize geldiği zaman da bir lütuf oluşla “senin adın da insan olsun” diye söylenmemişti! Tilki tavuğu yerken adını öğrenmiyordu. İnsan elma toplarken “haydi bunun adı da elma olsun” demiyordu. “İnsan” denme lafzı, diğer canlılara veya hayvana karşı da söylenmemişti.

Başlangıç koşulları içinde hem cinsimiz çevresine doğru yönelir olduğunda yönelimleri nedenliydi. Yenilir içilir nesnelerin sağlamasını yapacaktı. Tehditlerden savuşacaktı vs. Bu esnada da kişiler elde edilenlerin haz ve mutluluk vermesi ile coşacaktı. Yine çevresinde olanların kendisine tehdit olmaları bağlamıyla elem vermelerinden kaynaklı olan kendi deneyim ve izlenimlerini edinecekti.

Kişimiz ya da kişiler bu türden yansımaların size sirayet etmenin (geçişmenin) verdiği baskı ve basınçla kaygılarınızı ya azaltacak ya da kaygılarınızı artıracaktı. Böylece kendisi kaygıları artmış ya da azalmış bir kişi davranış olmakla çevresine yansıyacaktı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Mamon, kolektif bilinci ve kolektif gücün müktesebatını kişisel eştirir olmanın bir mana anlamasıydı. Mamon'i anlamanın bey erki içinde olan; imge güç olan El, köle adamı (insanı) karşısına oturtuyordu. Ön ittifaktan öğrendiklerini adama, sanki kendi marifetiymiş gibi okuyordu, El.

Bu "öküz" diyordu EL; karşı totem meslekli hüner içinde olmasıyla ön ittifaklı deneyimlerin bilgisine. EL, zaten totem mesleği olmuşla adlandırılmış kullanımları; ‘adama her şeyin adını bellettim’ diyordu.

Öğrettim dediği bu ön ittifaklı bilgi içinde öğrendiklerini Mamon (kişileştirilmiş mana): ön ittifak içinin bir uygulaması olan öküzü; "öküzü adam tarlasını sürsün diye ben yarattım" diyordu. Çünkü bu söz ön ittifakın ortaklık hafızasını silmenin gayretiydi. Ön ittifakın yerine insanı kontrol edeceği geri beslen imli, imgeleri koymanın gayretiydi.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Mamon özel mülk sahipliği ilişkisini ortam içine iyice yerleştirip; süreci ortam içine iyice meşru edip; süreci kurallı ve kurumları olurla işler hale getirdikten sonra, egemen sınıf için işi büyük oranda bitmişti. Mamon artık fakirlerin de kölelerin de Mamon’u olabilirdi. Yeni durumla Mamonlar arası ve sınıflar arası Mamon anlayışında genişleyen sömürü kaynakları adına, tevhitçe bir ittifak gerekliydi.

Mamon’un fakir sınıf Mamon’u olması içinde birçok gerekçe vardı. Mamon genel ve ortak kullanıma göre şahıs sahipliğinde olan kullanıma açık oluştu. Şahsi mülk sahipliği yansımalarını veren anlama olmakla Mamon bu anlamı veren boşluk devinmeli holün içine oturdu. Bu Mamon’un birinci anlamı olmaktı. Diğerleri buradaki yansımalara bağlı olmakla birinci olanın ikinci, üçüncü, yüzüncü anlamıydı.

Gerçek yansımalı bir devinmenin içine oturan imge Mamon içinde oturduğu gerçek yansımanın devinmesini kendisinden kerametle olan bir şey gibi yansıyordu. Bu aşamayla özel mülk sahipliği demek ortaklığın malından mülkünden alınan malın mülkün, kimilerine mamon tarafından verilmesiydi.

Devamını Oku