Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

Hatırlıydı, imajineldi
Üzmemeliydik, dayımızdı; Dodo'yu!
Çare olmaz, yetersizlikler ve dünler
Bekletmemek gerekti insanlara Godo'yu

Pamukova'da başlamıştı 41 canla

Devamını Oku
Bayram Kaya

Her ne kadar tanrı düşüncesi tekleşmeye 4000 yıl önceden başladıysa da bu hiç bir zaman bu günkü anlayışa yakın olgunluğa erişmiş bir tek tanrı değildi. Ama bu adımlar, bu günkü tek tanrı anlayışına ulaşmamız için de atılması gereken başlangıç yol adımı uygarlaşmasıydılar da.

Değişen gelişen şeyin alacağı nihai şekli, o günde bilemezdiniz. Sizin o günlerde atacağınız adım, bir çeşit nihai adım gibi durur. Bu gün biliyoruz ki nihai adım yoktur. Nihai adım kendi kesikli sürekliliği içinde ancak vardır ve anlaşılırdır.

Bu nedenle İbrahim'in, Musa'nın, İsa'nın ve diğerlerinin tanrısının hepsi bir ve aynı gibi gösterilip söylense de incelendiğinde hep başka başkaydılar. Birbiriyle kesişen yanları, kendilerine aktarılan eski anlayışlardan süzülme, folklorik bilgi oluşla oturmuş olan meşruiyetlikti bir bilgi olan yanları vardır. Her süreçle yeni kılınan yeni yan, bu eski yanların üzerine oturtuluyordu. Bunun en temeli de ilahlar düzleminin yansıtılmasıyla kral tanrı, ya da rahip tanrı veya lugal tanrı anlayışıdır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Elinizdeki veri neydi? Karşı grup totem eşlerin sizin totem eşiniz gibi olmaları için hiç bir gerekçeleri yoktu. İttifaklar nedeniyle karşı totemlerin sizin gibi oluşla sizden sayılmasının sosyal zorunluluğu ortaya çıkmıştı. İşte ilahi doğumlar ve ilahi süt emzirmelerle ilahların çiftleşmesi tam da bu gerekçeleri karşılamağa denk düşen sosyal kurumlaşmalardı.

Bu uygulamalar ve fikri oluşmalar İsa döneminde çoktan gerekçeleri unutulmuştu. Bu unutma ve gerekçesi bilinemez olma nedeniyle folklorik aktarım ve folklorik aktarımın korunması, ucube gibi görünüyordu. Bu tanrılar doğan, doğuran, evlenen, evladı vs.si olan ilah tanrılar gibi görülüyorlardı. Karşı totemlerin sizin gibi olmalarının ilk ittifakı dönemde temel bir mantığı ve bir gerekçesi vardı.

İlahi dönemde böceğin yaratanı yoktu. Böcek zaten vardı. İlahlar insanın dışında yaratma yapmamıştı. Üstelik bu yaratma "ilahlar kurulunun kararıydı. Varsayım sal bir sosyoloji kuralı oluşla düzenlemenin kendisiydi. Karşı gruptaki ile totem eş sayılmak; can, kan, cinsel birlikteliği oluş vizesiydi. Cinsel birliklerle oluşan can kan bağı temsilcileri olan MELEZLER imanı tevhidin ana esasıydı".

Devamını Oku
Bayram Kaya

Düşünce alanı böylesi bin bir türlü gelişme, dirençleşme içinde şekillenişle; İsa döneminde dönemin anlayışına uygun inşalı oluşla yoğunlaşmanın alanlarını bulmuştular. Bunlardan iki tanesini, bu tür tarihsel gelişmeler dinamiği içinde oluşuyla, yukarıda saydığım ilintiler bağıntılısıyla; bir iki cümleyle dahi olsa bahsetmek isterim.

Tarih sel olarak milada doğru gelen tek ilahlı dinamik, ilahlı düzen müktesebatını kullanacaktı. Elindeki sunu malzemesi buydu. Uygarlığı, zemin yapmıştı. Uygarlık üzerine parçalı oluşla yerel kültürü nicelim yapmıştı. Çoklu mantığı kullanabiliyordu. Yepyeni bir köleci düzeni de zemin yansıma envanteri içine almıştı. Bu kumaştan yeni bir elbisenin, yeni türleri ortaya çıkarılacaktılar. İlk iş arabaya binmek inmek gibi ya da kapıyı açmak örtmek gibi güncel temaların zıt süreçler dönüşmesi oluşuyla konu işlenecekti.

Tarihsel olanın kapıyı açması da, kapıyı örtmesi de, öyle bir anda olmuyordu. Uzun bir geçmişle kendi sosyo toplumsa süreç dönemini oluşacaktılar. Oluşmakta olanı yaşamak, yaşantılaşmak, deneyim olan kazanımlarını biriktirmek gerekti. Ve bunların özne nesnel yansıma bağıntılı düşüncelerini edinmek zorundaydılar.
Kusurdan Doğan Yarar

Devamını Oku
Bayram Kaya

Ekilmiş sağlardı susuzluğunu
Kemi olmayan
Nemde de
Rahmette de
Kanalda da
Kolda çekilen su ile zahmette de

Devamını Oku
Bayram Kaya

Tavuğu tembihlemişle bir aslan
Tilkiyi kışkırttı...

Ağzından girdi burnundan çıktı
Kanına girdi tilkinin...

Devamını Oku
Bayram Kaya

Nerede bir sıcaklık bulsam
Üşümelerim gelir aklıma
Buz tutarım
İçimdeki ılıklık hisseder
Kendini
Dıştan içe

Devamını Oku
Bayram Kaya

Meşruiyetin kaynağı var oluştur. Var oluş inorganik düzlemde, özdekse devinmenin özellikleridirler. Özdekse devinme özelliği, sürdürülür olacakla; kesikli ve süreklidirler. En temelinde birleşme (çekme bilme) ayrılma (itme reddetme sonraki ruhsal seçiciliği) devinmesi vardır. Var oluşun hayat boyutunda da; çekme itme, bir açma (içeri almayla) ve kapatmaya (dışta bırakmaya) dek seçmenin anahtarlama kapı hareketine dönüşmüştürler.

Bu anahtarlama işi, mideden bağırsaklara besin geçişine izin verişte ama bağırsaklardaki besinin geri mideye dönmesini engelleyen, adeta bir mekanik kapı gibi olacakla belirir olmasıyla beraber, elektrik yüklerinin çeken iten özelliğinin bir arada girişmesi ile bir açma kapamanın, seçme ayıklama özelliği de olmaktadırlar.

Örneğin, böyle bir plastik girişme ile hücrelerimiz sodyum klor olan tuzu, diğer onlarca tuz arasında sadece NaCl olanı selekte edebilmektedirler. Bu seçme ayıklama, yaşam motifleri içindeki meşruluk oluş enerji sağlamanın bir yoludur. Yani meşruiyetin temelinde hayatsan olaylar için enerji sağlama ve düzenli ortam ilişkisi var etmenin, seçme ayıklama, bilincinde geçen var oluş meşruiyet girişenleridir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

2-İnsanın özneldi anlaması bu kabil özel mülkiyetti üretim ilişkileri içinde gelişerekten, Ortaklaşa olana doğru bir değer yargısıyla, oluşmaya başladılar. İnsanın onur ettikleri, gurur ettikleri her bir yaşam tarzları ile insanın sağduyusunu ve vicdanını geliştirmiştiler.

İşte bu kabil onur gurur anlamalı üretim ilişkilerini, insanların mülk edinişti şeklini, her aşamasıyla; olumlayamaz olduklarından ötürüdür ki olumlamadıkları, içlerine sindiremedikleri bu durumların mücadelelerini verirler.

Siz: köleci ilişkilerin ve kapitalist ilişkilerin tutum ve davranışlarını, biricik ahlak ve biricik dinsel değerlerin salt edimi sayarsanız, insanlığı çıkmaz yola sokarsınız. Ama bu mülkiyetçi üretim ilişkileri içinde de bu kabil ahlaki devinimleri tutumlaşıp, en merkezi noktaya getirir oluşla da, eşitlikti bir siyasal hak ve tutuma getirmek te zorundasınızdır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

3-Görüyoruz ki sistemin iç boyutları içindeki kıyametler, sistemin geneli içindeki işleyişle bizlere yararı olan eğilimdirler. Eski, hurda, hantal yapıların silinip süpürülüp (alt üst oluşla) ortadan kalkması da, bu krizlerle, hortumlarla, deprem gibi felaketlerle olası olmaktadır. Eskinin kehanet ve kâhince olan bilme ya da bilmeye yönelen eğilim tahminleri, bu yasanın; o düzlem içi sezilen ama kavranamayan sihirli güç olacaklarıyla belirmesidirler.

Yedi semiz ineğin, yedi cılız ineği yutması, o günlerin mülkiyetçi gelişme rantına uygun büyümeleri, sistemin iç işleyişle yetersiz verimsiz kalan sistemin aksayan; sistemi fren ilişkilerine götüren az olma; sistem büyümesine cevap veremeyen, büyümeyi taşıyamayan, üretim ilişkilerinin verimsiz kalan kıtlıklarıyla; bu semirmedi büyümelerin, ortaya çıkan çelişmesidir. Semirici olanın cılızı yutucu akım gücü felaketidirler. Ya da düzgünü bir gidişin, kıtlık, doğal afet gibi bir sonuçla aşılacağının mesnet algılı, öngörücü tahminidir.

İşte bu kabil bozulana göre kurulanın denge ilişkilerini sezen, ama yeni denge ilişkilerini eski ilişkilere üzerine yorumlayan anlayış, bir felaketi size kehanet edecektir. Kavrayıştı kişileri güdümleyen bu kabil değişmeler, anlamak istendikçe, anlaşılamamakla; giderek kişi ve kişiler iç sıkıntısına dönüşürler. Bu iç sıkıntının başında düşünme stresi gelir. Kişilerin felaket tellallığı yapmaları gibi görülen gelecekten haber vermeye dek birçok izlek yorum girişmeleridirler bu kehanet tutumları. Tabi, bunun daha çok istismar oluşu ayrı bir durumdur da.

Devamını Oku