Bir sistemin çevresiyle merkez referans noktası arasında bilgi, haber ya da enformasyon akışı olmalıdır. Bir ittifak önce kült merkezinin bitişik çevresi olmakla bu işi çözmüşler. Ne var ki mesafe uzayıp kült merkezi çevresi genişledikçe bilgi akışı kesilmiş
Bu bariyeri iki o günler için şekilde aşarsınız. Ya günlük merkezden çevre yerleşkelere gidersiniz. Ya her bir çevre yerleşkesinden merkez doğru ve merkezden de her bir çevre yerleşkelerine doğru haberciler (ulaklar) çıkarırsınız.
Her gün bir yerleşke merkezine gitmek sistemin verimliliği ve gelişmesi açısından hantaldır. Yani bir yere ulaşsanız bile o esnada diğer birçok yerlere ulaşamaz olmanızdan ötürü aynı anda birçok yerle olan bilgi akışı kesilir.
Bir kere, konu etmeye çalıştığım "yaygın mana gücü"; ne totemdir. Ne ilahtır. Ne de köleci dönemin özel mülkiyetçi anlayışını kotaran Mamon'dur.
Sayılan bu tür mana kalıpları, sosyo toplumsa süreçlerle yaygın mana gücü içinde oluşturulmuştur. Bu oluşturma zamanın zeminin özelliklerine göre anlamca da parçalı kılınmış olmakla erken dönemden beri yaşamsal olan sürecin en karakteristik belirtmelerini yapan anlatımlardır. Mananın, insana göre olan anlatım yanı; yaygın mana gücü olan genelliğin içinde, sadece genelliğin minimum olan kısmıdır.
Totem, ilah, mamon kavramları; insanın temel düzlemli ana referanslarının giderilmesi üzerinde; kişi-kişi ve kişilerle, grupları arasında giriştirilen; insana özgü özel anlayış türüdürler. Yaygın mana gücü insan iradesinden ve insan bilincinden bağımsızdır. Evrendeki ve dolaysıyla çevredeki genelce olurla beliren durumları bizler fark etsek te, etmesek te bunlar yaygın mana gücü olur belirimlerdir.
Sömürülme oluşun görecesi içinde; var-yok kavramalı ilişkilerin görece bağıntısıyla oluşan bir sürecin kesikli ve sürekli olunduğu kendi durumları içinde; genele bağlı yansıması ile insanın eksildiği bir şeyi olmaz.
Evrenden sömürerek aldığınız şey, bir düzlem ilişkisi olmakla yine evrene verip, başka bir biçimde yine evrene kattığınız şeydir. Ne var ki özel bağıntı içinde sömürme ile insanda eksiltilen çok şey vardır.
Özel bağıntısı içinde eksiltmenizin özel bağıntıya bağlı oluşla yansıma stresleri içinde insanda eksik kıldığınız şeyden, geçmişe ve şimdisine dönük; sömürülmeyi karşılayacakla insana vereceğiniz hiç bir şey yoktur. Ama ardıllarına verebilirsiniz.
Sana uzanmaktan
Boş düşüyorum
Mışıl mışıla sevda ninnileriyle
Umut olmuyorsun yaren
Düşünmezsem
Yalnızlığım korkutuyor beni
Ölümün değil, yaşamındır şenle yengi
Ölür değil, yaşat ki olmaz hiç yaşamın dengi
Her gün bir yangın
Her gün bir canan
Ne yakan olurum ne aşkı sanan
Bir uçtan
Bir uca
Koşuşmakla yıldızlar
Telaş okunur yumaklarda
Yana yana
Kırpık kırpık
Yaşanan her demlerimiz sormazsa
Toplumsal öze değin
Erdemlerimiz sorar bu dünyanın hesabını
Bir uçtan
Bir uca
I
Varsın dünya
Essin gürlesin
Yaksın yıksın
Felaketini yaşasın...
Öfke patlamaya eğimle
Dizelerini yitirmiş bir şairim bu gece
Yaşadığım zamana yabancıyım
Nereden başlasam geçmişe dönüyorum
Ne yazıyorsam hayallerime sığamıyorum
Zamanı peşime takıp
Yolcu yoldandır; yolcu, yol değildir
Yol yolcudandır; yol, yolcu değildir
Ne yol uzun ince
Ne yolcu, yolu yürümekle şişkince
Yol arıza ve biçim ederken yürümeyi




-
Necdet Arslan
Tüm YorumlarSöz söylemek önemli değil; sözü bilinçle söylemektir önemli olan.
Sayın KAYA vurgulamalıyım ki gerek şiirde ve gerekse öteki yazınsallarında sözü,etki gücü yaratacak bir keskinlikte kullanmasını bilen ender kişilerden biridir.
Şiirini okurken sözcüklerin,kendi sözlük anlamlarını da aşarak ...