Bayram Kaya Şiirleri - Şair Bayram Kaya

Bayram Kaya

28İhtiramı arama
İçinden dışa hisset
Bak o zaman tavafı olmayan
Dönülen de dönen de sensin.
Mutlak içindedir
Seyreylerken, seyir edilmektesin

Devamını Oku
Bayram Kaya

Akılca yürünmez bir zaman
Aşınmak bilmez bir zırva aman

Hani olur ya bazen
Ziyandan umulur, karken.
Hayat siyasasında o varken

Devamını Oku
Bayram Kaya

6-]Hem de avara (rölantide-askıda-yavaşlatılmış) enerji sarf edişi ile de sistem kararlı bir dalga salınımlar. Bu sistemin, kendi üzerine olan girişmesi ve dışa olan girişmesidir. Algılama ve algılanıştır. Bu sistemin kendiliğidir. Yani dalgalı sürekli devinen bir yapıdır. Esasen bu her şey için böyledir.

Sisteme (beyne) el, göz, kulak gibi dış ve durumsal duyumlardan gelen uyarılar gibi iç durumsal uyarı ve etkiye dek olan algıları da rezerve eder. Bu rezerve edişler sistemin kendi dalgalanması üzerine, artan ya da eksilen dalga olarak eklemlenir. Sistemin kararlılığı bozulur. Sisteme in put edilen algılar, sistem içinde de salınım büyümesi, ya da salınım küçülmesi göstertir. Sistemdeki olağan rölanti dalga kararlılık durumun ile sisteme eklenen dış girdiler girişmesi arasındaki dalga farkı, düşüncedir.

Uyurken de, sistemin depo ettiği veriler; yani çevreye ait algısal verilerle, vücudun kendi kendisine ait olan durumsal veri dalgaları harekete geçer. Sisteme değin olan depo enerji dalgalanmaları; sistemle olan sürtünmesi vardır. Bu muhakemedir. Uyku da tam bir muhakeme kontrolü olmadığından ötürü, fantastik yansıma olan rüyalar belirmektedir. Kısmen de hayali düşünceler ortaya çıkartmaktadır

Devamını Oku
Bayram Kaya

7-]Halkın böylesi sağlayıştı çekimlikte vücut bulan şekillenişi, halkın birbirine benzerleri, birbirini doğrulayan görsel ve eylem sellikleri, taltif edilirliklerini beraberin de getirdi. Böylesi tutumlar, grup dâhiliyesinde olmayı ya da grup dışlaması öteleyiciliği içinde olma gibi dayanışma olacaklara halkı, el ile gelen düğün bayram türü mantıktı kararlılık düzeyi alışmasının da kaynağıdır. Hem sosyolojinin kıyastı kaynağı olmayı ortaya çıkardı, hem halkın sübjektif gerçekti olmasını, ortaya çıkardı.

Halkın şu belirleyiciliği de halkı, halk kılar bir özelliğidir. Halk bireysel ilgi kendi anlayış ve ihtiyaçlarıyla da bencil ve daha geri aşamalara dağılıp çözülen bir yapıdır. Bu halkın gerileşme eğilimidir. Halka değin olan genelleşmedi durumlar da dahi halk, hemen özelleşen, birlik gruptu cemaat yapılaşması ile birleşen, ayrık ve aykırı anlayıştı kümeleridirler. Halk bilineni tutum lamayla alışmalarının ve gelenekti bilmenin kolaycılığı nedeni ile halkın düşünmeye değin zamanı; geri olmaktadır.

Halk böyle bir yapı olmakla, toplumdan kesin kes ayrılır. Toplumun felsefesi ve toplum çıkarları ile daima çatışır. Toplum kümeleri, kurumsal işlevsellikle sıkı sıkı birbirine bağımlıdır. Topluma değin hiçbir ünite bir başına değil, dayanışıp; bir birini gerektiren üniter bir var oluşturlar. Halk kümeleri ayrılıkların hoşgörü eşmenin zeminidir. Toplumsa zorunlu ilişkilerin, zaman zemin kesikli sürekliliğidir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

9]Birey yaşamca, toplumsal üretimde bulamadığı geniş rahatlığı, halk sal yaşamla sağlıyordu. Böylece kişilerin yaşamı iki tür belirip, ilişkileniyordu. Toplum içi yaşamlı kişilerle, halk içi yaşamlı kişilerdiler. Halk içi yaşamlı kişiler, çoğu zaman ve hepten; bulanık özneliklerini ve bulanık öznelce tutumlarını, topluma gerektirme yapıyordular. Halksa yaşamla, toplumsal yaşamı, karıştırıyor kaos çıkarıyordular.

İnsanların toplumdaki üretimi; alet ve hüner yoğunlukludur. İnsanların, İnsan-doğa ve insan-insan ilişkileri ki bunların tümü de üretim ilişkisidir iyice belirip, birbiriyle karşılıklı bağımlı kılındı. Toplumlar belli bir üretiş biçimi ile yol almaya başladı. Belirlemelerim, halkın topluma dek bağımlı olan yanını ortaya koydu.

Toplumun üretmeyen kesimi yoktu. Üreten emekler girişmesi toplumu ortaya çıkarmıştı. Oysa halkın üretmeyen kesimleri de vardı. Toplum halka ve halk yaşamına temel olmuştu. Toplum hem kendindeki nedenlerle, hem toplumsal üretimdeki nedenlerle, halkı ve halksak yaşamı su yüzüne çıkardı.

Devamını Oku
Bayram Kaya

10-]Toplumsa sistemlerin, ilahi sel düşünme olgunlaşması, insanı; yapısal düzen ve yapısal sorunları içinde epey olgunlaştırdı. Ve bu olgunlaştırma giderekten de, insanı; kendisine ve insanı toplumuna yabancılaştıran bir fikri göç ettirmeydi. Tanrılar da insanlar gibi yer ve içerlerdi. İnsanlar gibi ürerler, insan kızlarla ve insan oğlanlarla evlenirlerdi.

Tanrıların insan gibi makamları vardı. Rekabetleri vardı. Olup bitenden çok kez haberleri dahi olmazdı. Bu yüzden olup biteni duyunca da kızarlardı. Çok kez ölürlerdi. Tanrıların eceli, ya da ömürleri; sosyo toplumsa akıl ilkeleriyle meşru oldukları süreler boyunca geçerli olurlardı. Her bir sosyo toplumsa değişme yeni bir sentezli tanrı düşüncesiyle aşılırdı. İnsanların toplumsa olur üretim tüketim ilişkileri boyunca; birlik olma zarureti ortaya çıktıkça; bu fikirler daha soyutlukla tek bir tanrı fikriyle aşıldı.

Toplumsal bir değişmeye göre ömürleri zorla da olsa değişen ilahlar; ya yeni yaratmalar ile ömürleri biterdi. Tanrıların ömürlerinin bitmesi ya yeni oluşan meşrulaşmanın sembolü ile birleşerekten; bu birleşimin (tekleşmenin) uhdesinde erir giderlerdi. Ya da hepten unutulurdu. Açıkçası toplumsak değişme anlayışları nedeniyle, kullanım miadı dolan tanrılar; yeni kurum ve kuralların meşruiyetlikleri karşısında, kendi muktedir oluştu, düzenleme güçlerini yitirirlerdi.

Devamını Oku
Bayram Kaya

11-]Ezen ezilen ikiliğine dayalı, kişiler çatışması iç tehdidine dönüşen sorunlar, çözülmeliydi. Komün yapı üyeleri, komün bağıntılı yaşantı aşmaların içinde ölüp gidilmelerine karşın; şimdiki ittifakı yaşam girişmeleri içinde, miras bırakan bir özel yaşam şekline gelmiştiniz. Mirasınızı, kendiniz de olana bırakıyordunuz.

İlanen kardeşlik adımı, bir çeşit ilk evliliklere gidecek yolun ön adımıydı. İttifakı yapıların bu yolla cinsel ilişkileri düzenlemeleri, miras kavramıyla yeni bir kırılmaya daha uğrayacaktı. Miras bırakma, aile mülkiyeti ilen bu alanın çekirdeğini oluşturmağa başlamıştı. Aile kavramıyla nesep tespiti gibi bir somut olgu ortaya çıkmıştı. Şimdi, engelli güçsüz kimi şanslı kişiler, aile nesep mülkiyeti yoluyla artık öylece ortalık yerde bırakılmıyordu. Yaşlı güçsüz kişiler, aile bağlacında kişilerin ebeveyni olacakla, aile korunması uhdesine verilmiştiler.

Bireylerin toplum içindeki üretim ilişkilerine gitme olayları, toplumun içinde olan, toplumsak üretimin bir gereği idi. Yani siz, sözgelimi; biçerdöveri, atom reaktörünü, bir dokuma sanayini ancak ve ancak ilk başlarda toplumsal bir güçle ortaya çıkarırdınız. Ama toplumsal güçle ortaya koyduğunuz yükümü ve toplumsal güçle ürettiğiniz ürünler sahibe etliğine; istediğiniz gibi öznelce el koymanın sahipliği içinde olmaktaydınız! Toplumsak üretim yararına bir paylaşımın düzenlenmesi şartı yoktu!

Devamını Oku
Bayram Kaya

İçinde bulunduğu yapının süreçleri onu buraya kadar taşımıştı. Toplumsal yapı, yeni bir süreçleşme ile üretim, tüketim, paylaşımı yapılacak bir üst aşamanın dönüşme sinyallerini zorlamaktadır. Bu yapı daha çok otomatiktir ve toplumsal bilgi bağımlılıklıdır ama evrensel oluşuma katılımlı, pahalı ve tükenen kaynak transferlerine dayalı olacak, geleceği bambaşka şekillenmeye aday bir evrimsel devrim olacaktır. Halk hala üretemediği için, yapının egemeni değildir. Aksine yapının inayetinde, bir merhamet ve sadakalık unsuru mesabesinde gibidir!

İnançların temel handikabı, yani açmazları, yazı dizilerimde belirttiğim gibi; inançların süreç içinde ve süreç boyunca kolayca değişip gelişir olamamalarıdır. Eş deyişle ve teknik deyişle kendisini güncelleyememesidir. Kendini formatlamaya, kapalı tutmalarıdır. Bunun handikabı ise; kendisini tek doğru bilmesidir. Kendini hak bir inanç sayıp, ilahi vasıflı olduğu iddiasıyla, halkı kendisini içine kapalı yapılandırmalarıdır. Bu da, dışarıdan enformasyon almaz olmanın, kaçınılmaz sonudur. Öyle ya, elinizde apaçık kutsal olanın kitabı varken başkaya ne hacetti?

İnançlar bu haliyle çok büyük yaptırım gücüyle karşı gelinmezlik elde ederler. Ama aynı hal, halkın tutumlaşdıkları zamanın, toplumlara göre; toplumun çok çok gerisinde kalan bir tutum dirençleşmesini de ortaya koyarlar. İnanç sistemlerinin kendisini, tek doğru ve tek gerçeklik olduğu vehimleşesi ile dıştaki enformasyona kapalı olması demek, aslında o inancın işinin bitikliğidir.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Totem asla yaratıcı bir güç değildir, hiç değilse ilk oluşum evresinde ve erken evrelerde bu böyledir. Günceldeki pratikliğin, akilce birikim, yaptırım tasarrufudur. Danışılan bir soru ve bilgi bankasıdır. Sadece düzenleyici ve zaman akışının eğimine göre, dönüştürücü bir sosyal tanımlılık ilkesidir. Yani atıfta bulunulan, koruyucu. Giderek içi çok çok dolacaktır.

Böyle iken zamanla sınıfsal ve toplumsal tedirginliklerin siyasallaşması ile ve her yeni toplumsal ittifakların totem aidiyet birleşme girişimleri ile ilahlaşacaktır. Çünkü her yeni ittifak, eskinin ve pek çok sosyal hafızanın silinmesiydi. Yani bir unutturmanın yok edilişi ve yerine yeni olanın konması bir yaratma idi. Yani her ittifak bir unutturma ve yeni hafıza edindirme işi idi. Açıkçası yaratma ve yok etme olayı idi. Bu yüzden totem yepyeni bir işlevle yaratma ve yok etme işlevi ile ilah ve ilahelere dönüşecekti. Köleci düzenle buna rızk verme, önceden kurtuluşa mazhar olma, iman ederek kurtuluşa ermek, gibi yeni atıf yüklemlerle, monocu sosyal ve ruhsal yapılanma uygarlaşma süreçleri eklemlenecektir. Yaratılış bir yaratmaya, aidileştirme, koruyuculaşmaya, dalalette kurtaran kurtuluşçu tanrılara dönüşecektir. Somutluk yerden alınıp göğe döndürülecekti. Gökten yere tanrının adına, tanrının vekili olarak krallık etmek için tekrardan dönecekti. Yani totemist ilke zemini daha sistematik ve olgunlaşmış dinlerinde ihsas ve meşruiyet membası (gözesi) olacaktır.

Totem anlayışı tabana inerken paylaşılan bir düzenleniş ilişkileridir. Sanı ve kanıların, hem meşruiyeti, hem düşünme yönlenme zemini, hem de bu bağlamda bir sınırlılıkla düşünceyi açıklama, anlatma, söyleme, yorumlama, eylem koyma düzlemi özgürleşmesi olacaktır.

Devamını Oku
Bayram Kaya

Sevgili
Sen ölümü taşıdığın sürece
Mesele yok
Ne zaman ölüm seni taşır
Vedalaşmışızdır.

Devamını Oku