Dün yine bir yangın düşmüş memleketin bir köşesine,
gökyüzü kara gömleğini giymiş.
Sen pencereyi kapatmışsın,
perdeyi çekmişsin usulca.
"Bana ne..." demişsin.
Olur mu öyle şey?
Ateş, adres sormaz kardeşim.
Bugün dağın başında gördüğün
yarın apartmanın merdiveninde bekler seni.
Komşunun kapısını çalmış duman.
"Bizim tarafa uğramaz." demişsin.
Dumanın mahallesi mi olur?
Rüzgârın partisi, semti, zengini, yoksulu mu var?
İnsan, biraz da komşusunun derdi kadar insandır.
Başkasının yüküne omuz vermeyi unutursa,
bir gün kendi yükünü kaldıracak el bulamaz.
Sessizlik dedikleri de tuhaf şey.
Önce odaya çöker,
sonra sokağa iner,
en sonunda insanın vicdanına oturur.
Kalk desen kalkmaz.
Adalet öyle vitrinde satılan mal değil.
Emek ister.
Ter ister.
Biraz da dik duracak yürek ister.
Bugün dönüp bakmadığın haksızlık,
yarın senin kapını çaldığında
şaşırıp kalırsın:
"Bu da nereden çıktı?" dersin.
Oysa hep aynı yerden çıkar;
biz sustuğumuz yerden.
Hayat dediğin, eski bir mahalle aynasıdır.
Ne gösterirsen onu gösterir sana.
Eksilttiğin her iyilik,
bir gün senden eksilir.
Onun için büyük laflara hiç gerek yok.
Bir yangın gördün mü, su ol.
Bir haksızlık gördün mü, söz ol.
Bir komşu düştü mü, el ol.
Yoksa bugün başkasının göğe yükselen isi,
yarın senin ciğerine iner de
geç kalmış bütün cümleler
boğazında düğüm olur.
Kayıt Tarihi : 26.07.2026 00:05:00
Şiiri Değerlendir
© Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve / veya temsilcilerine aittir.




Bu şiire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!