Elim boşluğa düşüyor anam,
adını söyleyince bile
boğazım düğüm düğüm…
Kime derdimi yanam
anam… anam…
Sesim duvarlara çarpıp geri dönüyor,
Bir dostu olmalı insanın;
Mesela Şeref gibi bir gardaş, bir dost.
İnsanın bir dostu olmalı,
Adını anınca içi ısınmalı.
Kalabalıklar içinde değil yalnız,
Şerefsiz
Elli bin garibin neydi ki suçu
Hele bi de bana kansız şerefsiz
Yaptığınız evler pul gibi uçtu
Aç gözlü namussuz hırsız şerefsiz
Vicdanını satıp sustun be gafil
Üç beş kuruş için eğildin safil
Ana duasını incittin cahil
Yolunu şaşırıp kalan şerefsiz
Günü kurtarmaya satarsın yarın
Şeva reş li ser çiya baran dibare,
Dengê bêriya te dilê min dişewitîne,
Li ber pencereyê dil li rê te digere,
Navê te di şevên tarî de dimîne.
Heyv li asîmanê bêdeng radiweste,
Sevdiğim
Gözlerinde hasret olmuş bir duman
Yüreğinde saklı kalmış kaç ferman
Ayrılığın bağrım açtı derin yâr
Derdin nedir bana söyle sevdiğim
Dört kollu sandala bindim Allah’ım
Günah sevabımla sana geldim ben
Geride her şeyi koydum Allah’ım
Gözümde yaşlarla sana geldim ben
Ağladım sessizce yüreğim yandı
Yalan dünya sabrımı sen bitirdin
Dostu düşman eyledin başa sardın
Hayallerimi bir bir sen eskitin
Bıktım usandım senden yalan dünya
Alın terim yerde kaldı yok saydın
Taçlar yere düştü, sustu nice hükümdar,
Servet bir rüzgârdır, eser de gider ey yâr,
Sultan Süleyman'a kalmadıki bu diyar,
Yalan dünya kime, kime kime kaldı ki.
Nice gönül yandı, söndü umut ocağı,
Yalova’da
Gece yine ihanete uyandı
Deniz suskundu
Sokaklar karanlık
Ama hainler pusudaydı yine




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!