Li ber çiyayên bilind ez dimînim,
Di hundir dilê min ronahî heye,
Rêya dûr li ber çavên min dirêj e,
Navê te di bîra min de dimîne.
Baran li ser deriyê min dibare,
Dengê te di nav dilê min de baran dibarê
Navê te di her lêvê min de hezar caran barê
Çavên te di nav şevên min de ronahî barê
Tu yî hewîya min ku di xewnê min de maye
Rengê te di dilê min de wek baharê şîn e
kapına geldim sevgilim dilenci gibi
Bir yudum sevgi için aşkı diledim
Senden başkasını sevsem kör olsun gözüm
Nedir bu inadın senin örnektepe'lim
Binlerce güzel içinde gülden güzelsin
Ruhumda bir sıkıntı var…
Derinden, çok derinden,
insanın içini kavuran o sessiz yangınlardan.
Dili yok bu acının,
ama sustukça daha çok bağırıyor içimde.
Dost bildiğin nice hançer vuruyor
Yüze gülen herkes yâr mı sandınız
Kimi kuru lafla meydan kuruyor
Her bağıran yiğit er mi sandınız
Kara duman çökmüş gönül dağına
Sara düştü karanlık bir yoldaydı
Derman bulmak için umut dolaydı
Onun bakışı Allah'a ayandı
O yılmadı hep güçlü kaldı Sara
Kadın dedin mi,
yollanmış şarap gibi olmalı,
kırk yıl bekleyecek kadar asil.
Kadın dediğin mahzende bekleyen bir sırdır
vakti gelmeyen her yudum insana zehirdir
Sakın ha,
Benim seni sevdiğim kadar sevme…
Bu sevda bir yangın yeridir,
Ben alışığım küle, kor’a,
Senin yüreğin dayanmaz bu ağırlığa.
İpek şalvar nede güzel yakışmış
Sarı saçlarını tel tel taramış
Uzun saçlar ince belinden akmış
Ah öldürdün beni şalvarlı gelin
Görmedim ben böyle nazlı bir peri
Harmanda,
saman tozu yutmayan
nerden bilsin
ekmeğin kıymetini…
Avuçlarında nasır olmayan eller




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!