Eker çiftçi toprağı bir umutla
Gözyaşı döker bağrına bir bulutla
Başaklar doğar güneşin onutla
Can olur insana buğday tanesi
Toprakta saklı alın teri izi
Hasretinden sarardı gülüm, dalım,
Dinmez oldu içimde ahım, zalim.,
Her nefeste seni andı bu hâlim,
Ben öleyim bitsin dertler bu gece.
Bir tebessüm uğruna ömür verdim,
Geceler şükran’ım sensiz çekilmez
Yaşanılmaz gülüm sensiz yaşanmaz
Gurbet ellerinden haberin gelmez
Gözlerim yollarda kaldı sevgilim
Bu gece isyankar oldum sevgilim
Meyhanenin kapısı yarım aralıktı yine,
Rüzgâr içeri dert taşıyordu,
Ben ise sustuğumu sanıp
Her nefeste biraz daha dökülüyordum.
Meyhaneci baktı yüzüme,
Ey vefasız ey vijdansiz.
Gel gör beni ne haldeyim
Ey vefasız ey kitapsız
Sensiz deli divaneyim
Bedenimde can kalmadı
Var mı onun gibi candan bir adam
Zoru aşmayı bilen Bedir emmi
Mazlum kollayan zalime set çeken
Her işin hakkı veren Bedir emmi
Tarlada iz kalır elin nasırı
Hasretin bağrımda bir kor misali
Her günüm hüzündür gecem masali
Gönlümde yankılan bir gurbet çalı
Sılama ben hasret kaldım be gurbet
Savruldum yel gibi bilmem ne yana
Bekle beni yar...
Bir gece ansızın gelebilirim,
kapının tokmağına dokunan rüzgâr gibi,
içeri önce kokum sızar belki,
sonra adımlarımın gölgesi düşer
yüreğinin eşiğine.
Meydanı boş bulmuş üçkâğıtçılar
Hak desen menfaate dönmüş yollar
Cahil el atmış ilim satırlar
Torpil geçer diploma geçmez mi ne
Kürsüden yalanlar yağar misali
Gözlerin gökyüzü gecem yıldızlar
Kalbimde bir ateş yanar yakmazlar
Sevdalı gönlümü deli rüzgarlar
Beni savur bırak Belya’m uğruna
Düşlerimde açan bembeyaz çiçek




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!