Ölüm gölgesini sürdü peşine
Son nefesi verdi Kâhta'lı Mıçe
Diyemedi ölüm var git işine
Düşler yarım kaldı Kâhta’lı Mıçe
Geceye karıştı son nefesin de
Ah Kâhta’m…
Bir bilsen, hasretin içimde nasıl büyüdü,
Bir bilsen, sessiz gecelerimin hangi ucunda
Senin adınla titreyip duran bir ateş saklı…
Dağlarının rüzgârı yüzüme dokunur gibi olur bazen,
Sensiz bir gün kahve gözlüm yaşayamam ben
Sen olmadan bu dünyada yaşayamam ki
Bu can bu beden de sesiz sensiz ne yapsın
Kahve gözlüm şirin sözlüm sensiz ne yapsın
Sen gittin gideli burda yar izin kaldı
Gönlüm seni bekler akşam olunca,
Hasret ateş olur bağrım boyunca,
Bir tatlı söz yeter derde ilâca,
Gel Pierre Loti'de kahve içelim.
Laleler açarken sahil boyunca,
Kalbimin taşımaktan şeref duyduğu
En güzel yük…
İnsanı yormayan, aksine hafifleten,
Taşıdıkça büyüyen, büyüdükçe içime sığmayan bir sır gibisin.
Adını andığımda göğsümde bir ılık rüzgâr eser,
Düşünsene, bir rüzgâr bile seni anmadan esmez bu şehirde.
Kaldı hasretimiz zordayım yar
Dinlemez ki gönül dardayım yar
Aramıza girmesin o kara kedi
Bilmem nasıl edem zordayım yar
Kara bulut gibi çüktü üstüme
Zaferle çıkardım ben her savaşta
Eski gençliğimde eser kalmadı
On kele alırdım tek bir kılıçla
O eski hâlimden eser kalmadı
Yıllar omuzuma çöktü yokuşta
Sen aşk nedir bilemesin’ki sevgilim
Yaralı yüreğim yaşlı gözlerim
Kokuna hasretim özledim senin
Aşk nedir sevgilim bilemesin sen
Bu yaşlı gözlerim yolunu gözler
Karabasan gibi çöktün üstüme
Uykumda bile sen huzur vermedin
Her gün dert yağdırdın dedim üstüme
Rüyamda bile sen huzur vermedin
Yandım da kül oldum görmedin beni
Hani bazı acılar vardır…
Adını koyamaz insan.
Birine anlatsa eksik kalır,
susarsa içine çöker ağır ağır.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!