Oyy...
Benim yaralı yüreğim,
Ana'dan, baba'dan yoksun yüreğim,
rüzgârın önüne düşmüş kuru yaprak gibi
savrula savrula yorulan yüreğim...
Bir türkü büyür yüreğimde sessiz
Ahmet Kaya söyler dertlere ensiz
Her nota bir yara her sözü derin
Hasreti sinemde saplar nedensiz
Ağlarım ay ışık dolmaz geceme
Koca dünyanın gürültüsünde,
kalabalıkların ortasında bile çöker bir sessizlik.
Yollara düşersin…
Elinde bir bilet, omzunda bir çanta, içindeki boşlukla yürürsün.
Kimse bilmez, yüzündeki rüzgârın bile yalnızlığını okşadığını.
Çiçeğin güneşi özlediği gibi
özlüyorum seni.
Toprağın çatlayıp yağmura dua ettiği yerden
sesleniyorum adına,
adını anınca göğsümde bir kuş ürküyor,
Sevdaya düşürdü bahar yolları
Gönülde köz oldu aşkın kolları
Hicrana direndi garip bir kuldu
Çaresiz vuruldu öldü Kâhta'lı
Her gece yıldızla dertleşir oldu
Ey Tanrım ne zaman güneş doğacak
Ne vakit yolumdan diken kalkacak
Karanlık gönlümde ışık yanacak
Öldüm öldüm Tanrım ses duyanım yok
Yüreğim yaralı kalbim perişan
Ben seni bir anlık değil,
Ben seni bir günlük değil,
Ben seni bir ömür değil,
Ben seni, yüreğimin yettiğince
en son nefese kadar,
dünyanın bütün karanlıklarını
Gözlerin aşk ile dolup taşarsa
Yüreğim sevdayla tutuşup yanar
Kalbimde özlemin kor gibi parlar
Sen ağlarsan ben ölürüm sevdiğim
Sevda bir denizdır içimde yüzer
Gece hançer gibi saplar bağrıma,
Senin bu yaptığın gider ağrıma
Hasret kor düşürdü gönül çağıma,
Ölüyorum ulan görmüyor musun.
Turnalarda konmaz gayrı dalıma,
Gönül viran, yüzün soluk
Ne tez yıprandın ey ömrüm
Her gün biraz daha buruk
Nedir derdin söyle ömrüm
Dert üstüne dertler yağar




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!