Gurbet elde yâre bir mektup yazdım
Satırlara hasret hicranı kazdım
Her kelime dertten bir damla sızdım
Özlemim yol aldı esen yellerle
Sensiz her baharda soluyor güller
Sevgilim ne desem boş nafile çırpınışlarım
Belli ki sen çoktan kararını vermişsin
Beni bırakıp gideceksin biliyorum sevgilim
Ne olur gitme sevgilim gitme
Ağır gelir gurbet sana, kaldıramazsın
Gidip gurbet elde bir başına yaşayamazsın
Sanki terk edilmiş gibi
Doğup büyüdüğüm köyüm
Nuh tufanı vurmuş gibi
Köyüm köyüm güzel köyüm
Yüksek yerden köye baktım
Ay ışığı vururken ıssız yamaçlara,
Bir hüzün konuverdi sessiz akşamlara.
Adını fısıldadım savrulan rüzgârlara,
Ne gündü ne zamandı,
Sensin gönlümde kalan.
Bu başımın belası…
Gönlümün tatlı sevdası…
Göğsümde uyuyan bir ateşsin sen,
Ne vakit adını ansam,
Bir çiçek ürperir içimde,
O yâr gitti dönmez oldu
Yola bakıp ağlar gönül
Sevda ateşiyle doldu
Yâr yâr diye yanar gönül
Zaman eğildi büküldü
Gerçek sözler unutuldu
Gölge düştü hakikate
Nice gönüller yoruldu
Söz başka öz başka yerde
Gözlerin parlıyor yüce dağ gibi
Yanarım aşkına közde yağ gibi
Bir selam yollasan yaz bahar gibi
Uğruna yanarım hele sevdiğim
İçimde kopuyor yellerin sesi
Dağların ardı duman
Yüreğim olmuş viran
Bir haber gelmez yârdan
Bekler gözüm her zaman
Rüzgâr eser serinden
Gün batımı…
Gün,
yorgun bir kuş gibi
dağların omzuna kondu.
Güneş,
son sözünü söyleyip




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!