Sarsıldı on bir il şafak vaktinde
Sabah uyandık tuz duman içinde
Acıyla doldu bağ her ev her köyde
On bir şehir kızıl kanlar içinde
Haydi güzel çık meydana
Sevda aksın dört bir yana
Bakışların düşsün cana
Cümle alem güzel görsün
Güzeller gadanı alsın
Huzur doğar onun baktığı yerden
Yiğitlik taşır o asil yürekten
Mazlumu korur çıkar her kürekten
Adıyla destan yazar Ali Altun
Geceler ona gündüzden de yakın
Gönül bahçesinde açtık çiçeği
Muhabbet sofrası kurduk gerçeği
Dostlukta bulunmaz asla eksiği
Ali’ye misafir olduk bu gece
Yoğruldu sevgiden çiğ köfte taşta
Acıyla yoğrulmuş körpe hayatlar
Göz yaşı dinmiyor anadolumun
Kan ile sulanmış kızıl topraklar
Gaz yaşı dinmiyor anadolumun
Gözlerin düşer gecenin en kör vaktinden
Yar sevdan yürüyor içimde kanlı bir aktan
Kalbimse mühürlendi kaderin fermanından
Anladım Malatyalısın ama neresinden
Sözlerin yakar beni yar köz olur içimden
Gülşende figân eyler bu bîçâre gönlüm,
Şem‘ine pervâne olmuş yandı hep ömrüm,
Firkat ile dert içinde âh eder gönlüm,
Sevip sevip ayrılanlar anlar hâlimi.
Sâkî sundu câm-ı aşkı içtim derinden,
Bir sabah sessizliğin gölgesinde uyandım,
Ev bomboştu… Duvarlar bile sustu sanki.
Bir fincan kalmış masada,
İçinde yarım kalmış bir sıcaklık,
Bir nefes, bir dua, bir gidişin kokusu...
Gönlüme nur veren hep sensin annem
Hasretin içimde köz olsun bugün
Gül yüzün bahçeme bahardır bugün
Dertlime şefkatli bir cansın annem
Geceme ay doğar sen güldüğünde
Geceler usulca ağlarken beni,
Anılar sarıyor her bir demimi.
Bir dua misali özlerim seni,
Ölen beden değil, yüreğim öldü.
Toprakta saklıdır gülüşün şimdi,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!