Bir insan bu kadar kalpsiz olur mu
Taştan mı yüreği bilmedim gitti
Bu kadar zalim vicdansız olur mu
Taştan taşa beni vurdu da gitti
Bir gül sevdim soldu elimde kaldı
Yokluğun sinemi köz eder şimdi
Bu yürek sensizken söz eder şimdi
Geceler hasretle iz eder şimdi
Bu yükü çekmeye gücüm yok artık
Dilimde adının sızı bıraktı
evdanla sar beni bir ahenk ile
Gök kuşağı gibisin sen sevdiğim
Her bakışın ömrümde bir mucize
Gök kuşağı gibisin sen sevdiğim
Kalbimde yanar hep aşkın ateşi
Sevdanla düşürdün yar beni dile
Sözlerin yaradır değmesin yare
Yar sevda dediğin bu muydu söyle
Madem gideceksen git güle güle
Yüreğim kor oldu sığmadı ele
Ay ışığı vururken ıssız yamaçlara,
Bir hüzün konuverdi sessiz akşamlara.
Adını fısıldadım savrulan rüzgârlara,
Ne gündü ne zamandı,
Sensin gönlümde kalan.
Elimle toprağa verdim yari mi
Allahı seven yara mı deşmesin
Yar acısı yaktı kül etti beni
Allahı seven üstüme gelmesin
Dilimde kül olup döndü hayalim
Servi-i gülşende açıldı bahâr
Bülbül figan eyler nâr-ı hicrânla
Şem-i mecliste yanar sîne-i yâr
Rüzgâr gibi geldi geçti gençliğim
Aşkın defterinde yazıldı cihân
Sevmek
yan yana olmak değildir,
aynı sofraya oturmak,
aynı fotoğrafa sığmak hiç değildir.
Sevmek,
Dilê min bi te re bihar e nû
Çavên te ronahî dide nav şevê
Navê te di dilê min de maye
Tu bûyî şev roj xewnê min Gevra min
Ev evîn di nav canê min şîn e
Sakarya gülzârı bağ ile bahçe,
Mazisi nakışlı taşında hece,
Rûhumda şevk olur bülbüller nice,
Cennet misâlidir şânlı Geyve.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!