Korku kaos matrisinde kurgulanmış,
Bir oyunda figüran ayağında pranga
Elinden alınıp özgürlük itaate zorlanmış,
Rızkı beş on kuruş bir de aba altında sopa.
Kemiği kırılmış siniri alınmış beden,
“Efendim” ne güzeldi bu sözü duymak sizden,
Bir nefes hoş sedanın gönlümde izi kaldı.
O sesleniş sandım ki yarım kalmış mâziden,
Ruhumda unutulmaz o ânın hazzı kaldı.
Sanki aynı hisleri yeniden yaşıyoruz,
ey can nedir uğraşın
nihayetin ayrılmak bu bedenden
ne varsa öğütüyor zaman
ses veren var mı kabrinden
ağlayarak geliyor insan
ayrılırken var mı gülerek giden
İsminle yücelttiğin öz yurdunda garipsin!
Ne yaman tecellidir dosttan çok düşmanın var.
Cenkten cenge kahraman, ya gazi ya şehitsin!
Hükmedersin âleme mertlikte de şânın var.
Adalet senin ilken fazilet sende töre,
Çılgın akan zamandan arta kalan suskunluk,
İfadesiz bakışlar sessiz sorgu peşinde,
Saçlara düşen aklar biteviye yorgunluk,
Yaşanmamış hayatlar hep pişmanlık içinde!
Savrulup yollarında fırtınalı bir ömrün,
Gittin ardında miras yüce bir devlet kaldı!
Asra ışık fikirler, eşsiz devrimler kaldı.
Zaferlerinle taçlı üstün bir medeniyet,
İlkelerle var olan asil milletin kaldı.
Maziden âtiye tek yürek olduk seninle,
Gece pelerinini örtüp şehrin üstüne
Boşaltır sokakları yanar neon lambalar
Gündüzün insanları çekilir evlerine
Perdeler çekilir kapanır bir bir camlar
Gecenin insanları dökülür sokaklara
haydi ışıkları kapat
gecenin rengini birlikte görelim
bir renk tut serp geceye
bir an gece mavi diyelim
mutluluk ve huzur
neşe ve güvense eğer dileğin
Gitme kal!
Bu gece güldürme yalnızlığımı bana;
seni gördüğüm rüyada,
gündüzün düşümde kal.
Beklediğim arzu dolu busenin;
ateşi şuh dudaklarında,
Gölgeler gün batımı el ayak çeker bizden,
Hiç var olmamış gibi sessiz çekip giderler.
Gece karanlığında kaybolurken gözlerden,
Kuytu köşede saklı bizi bekler gölgeler.




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!