İzmit ve sen; Efsunlu güzeli bu gizemli şehrin
Sen varsın her köşesinde anbean
Her hâlin tavrınla ikliminde
Ne zaman baksam gece ve gündüzünde
Her sokak başında sen varsın.
Dört mevsim çiçek açarsın; ellerin hanımeli,
Kadınlar buğday başağı zarafetinde;
Bahar yağmurlarıyla yeşerip,
rüzgârında nazla salınan kadınlar,
Yaz güneşinde yanık benizleri,
alınlarında boncuk boncuk ter
Zarif elleri fındık, mısır, çay hasadı zahmetinde
Tarihin mihenk taşından parlayarak onlar geçer,
Yiğitliğin kitabını çelik elleriyle yazıp.
Cenkte mahir kılıçları kötülüğü bir bir biçer,
Rabbinin ulu ismini yüce semaya haykırıp.
Zulme karşı kalkan olup zulmeti aydınlık kılan,
aynı ruh aynı bakış
bambaşka zarif bir beden
ne eksik kaldı nedir beni sana getiren
her defasında ruhum
bedenimi terk ederken
gerilen yay fırlayan ok
kimi zaman
bir savaşta can verirken insan
kimi zaman
anne karnında yaşar felaketi
bir çocuk
daha ne olduğunu anlamadan
Kimi ömründe yaşar her daim ilkbaharı,
Kimisi razı gelir yaşasa sonbaharı,
Kimi kış yüzü görmez deniz derya kapısı,
Kimisi kış olsun da keşke tütse bacası.
Kimi rızık peşinde önünde kurtlar sofrası,
kimler geldi gezdi bu sayfaları
hangi efsunlu gözler değdi bir an
durdu okudu mısraları
elâ mavi kahverengi kara gözler
ne gördü ne söyledi yürekleri
Cellâdına ram olmuş biteviye çığlıklar,
Bilmem kaçıncı devir biâdıdır ruhların.
Daha tımar olmamış kanarken bu yaralar,
Bitmek bilmez ihtiras aç kurdudur ruhların.
Zulmün kan damlayan kırbacı yüreklerde,
Zamanın behrinde hizmetler edip,
Beylerinden öksüz kalmışsın konak.
Valide cariye günün gün edip,
Hizmetin bi tamam görmüşsün konak.
Bahçende gül bülbül eksik değildi,
Görmedi cihan böyle mütefekkir bir edip
İstiklâlin ruhunu istikbale nakşeden
Geceyi gündüz gibi kalemi kılıç edip
İstiklâlin marşını milletine bahşeden
İstibdada muhalif terakkiydi hep yolu




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!