Tadı damağımda emdiğim sütün,
Ninnin kulağımda huzuru günün,
Her gece görürüm o nurlu yüzün,
Cennet bahçesinde yerin var anne.
Gece hep ağlarım uykun bölünür,
Başında fötr şapka, sırtında ceket;
Yeleğin mintana yakışmış elbet.
Sözde hata varsa gayrı sen affet,
Hayırla yâd edip andık be ustam!
Dil söylemez oldu sözün üstüne,
Aşk budur dediler, uğruna ölünür,
Dikenli ve taşlı, yollar hep yürünür,
Aklına düşünce, uykular bölünür,
Tut yârin elinden, aşkı gör bakalım!
Gülünce güldürür, şuleler gözlerde,
Aşk; yanıp tutuşurken ele avuca sığmaz,
Arzu dolu bedenin ihtiras çiçeğidir.
Bir hülyanın peşinde zaman mekân tanımaz,
Çağlayan duyguların dizginsiz bineğidir.
Aşk; sonsuz bir ummanın bir damla tatlı suyu,
Bak ve gör! Burası zulüm ve ölümün,
Fitne ve fesadın kol gezdiği,
İnsanın şeytan, şeytanın insan olduğu
Sudan, Suriye, Filistin ve Gazze…
Bahtı kara topraklar.
Zamanın sağrısında kanatlanmış semaya,
Ruhumdan ayrı düşmüş mahzun kalmış bedenim.
An be an yaklaşırken bu hüzünlü vedaya,
Hoyrat zaman çarkında hırpalanmış bedenim
Ne vakit geldi geçti? Bir var bir yok yıllarım,
Zamanın çarmıhında beklerken son nefesi,
Sıyrılır mahkûm ruhun şu fani bedeninden,
Terk ederken dünyada her arzuyla hevesi,
Uçar gider can kuşun bir anda ellerinden.
Aynı benlik potasında günahla sevap hazzı,
O efsunlu bakış da bilmem ne sırlar gizli?
Dudak ucu tebessüm aklı baştan çıkarır.
Kirpikler şebnem döker kim için akar gizli?
Âşığı her dem yanar aşkı baştan çıkarır.
Beyhude değil saklı kirpikte son damla yaş,
artık sevsen de olur sevmesen de
dönüyor dünya kendi bildiği gibi
bildiğin gibi hızla geçiyor zaman
gemi azıya almış kara bir kısrağın
yelesine arzuyla tutunmuş
dizginsiz biteviye ihtirasla
Bilseydin çok sevildin gelgitler olmazdı hiç!
Sahilimde oynaşıp hep benimle kalırdın.
Bilseydin çok sevildin bırakıp gitmezdin hiç!
Gönlümde kurulduğun baş köşede kalırdın.
Beni bir kez dinlesen akan sular dururdu,




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!