Suskun deniz çok sevdim rüzgârları
Özledim dedi saçlarımı taramasını
Köpürürdü dalga dalga uçuşan martılar
Boğazda olta atmış yalnız balıkçılar
Parklar boş insanlar yorgun
Bugün biraz daha yoksun
Dünlerin içinde kayboluşlarınla…
Giderken -ki gittim ben diyemeden
Gitmişliğinin içine yerleşik yoksunluğun
Sessiz ol
Kirazlar çiçeğini açmış
Yağmurların ardından
Adam gölgesini bulmuş
Gitme kal derken kadın
Öyle derinden
Dedim şiir yazmayacağım
Dedi neden
Dedim ki sen yoksun
Dedi ki olsun
Dedim ki gel içi dolsun
Dedi ki içindeyim daha ne olsun
Aslında ben seni özlemiyorum
Sadece yüreğimin sesine tercüman oluyorum
Yüreğine dokunuyorum bir akşam saati
Yüreğin yüreğim oluyor
Gözlerin konuşuyor
Aslında söyleyemediklerimin içindeydin
Sadece okudukça anlayabildiğin kadarıyla
İçimden kopup giden şiirlerdi
Senin yoksunluğuna özlenmişliğine
Ellerim seni yazıyordu
Yalnızdın
Yorgun bir gece içinde
Ellerinde ay kuşları
Gözlerine yıldız düşmüşlüğüyle
S/üzgündün
Çay içelim dedi
Çayları söylemeden gitti
Gelir diye bekledim
Ne o geri geldi
Ne çaylar söylendi
hiç düşünmediniz
çıkarken düşlerinizden
gerçeğe vurulan fırça darbelerinin
izler bıraktığını
oysa
Bir adın var mı senin
Haziran gibi
Ağustos gibi
Aralık gibi
Yâda herhangi bir benzetimle
Canım gibi can gibi




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!