Şimdi ben seni yazmaya kalksam, kelimeler yetersiz kalacak, yazmazsam bir yanım eksik... Tamamlanması güç bir yalnızlığın içinden geçiyoruz ve göz görmeden bile yürek severmiş, biliyoruz. Dokunmadan dokunurmuş çok uzak diyarlara, kuşlar uçururmuş yüreğinden beklenene... Yıldızları sayarmış gözleri, her güne hep yeniden başlarmış. Hiç bitmemiş, hiç gidilmemiş gibi...
Bir yürek bir kere yanar
Sonrası yanmalar
Öncesinin sızılarıdır
En son şiirleri kirpiklerine asmıştım ve süzülmüştü gözlerinden…
Bizden ötesi yok diye başlayan her türlü yazıya yalan demiştim.
Çünkü bizden ötesi yoktu.
Şimdi suskun nehirler denizlere ulaşırken,
Bir orman türküsü dimağımıza saplı.
Geceler kurşun hızı, nöbet bekleyen alıcı kuşlara selam söylüyor…
Sana yaklaşmak istemiyorum. Derin yaralar taşıyorum içimde. Kabuk bağlamaz dünler deşerken bağrımı, benden ben olmamı beklememeli... Ağır bir yük, sancılı bir doğum benimkisi… Taşınması zor, düşük yapmak imkânsız… Bunca zaman geçmişken üzerinden...
Çok zordur bilirim
Kanatlarını çırpmak
Başka bir diyara
Göç zamanı geldiğinde
Eksilirsin ardına bıraktıklarınla
Güneş soğuk ısıtmaz
Düş bozumu sabahları
Yarım bir rüya kan değmiş
Uyku kaçıran yağmur ayazı
Saçlarına kırağı düşmüş
Uzaklardan geldim
Ellerimde saklı düşler
Heybemde bir kadının kokusu
Zamana yenik düşen koğuşlarda
Ezilmiş şiirlerim
Yalnızdık
Kendi kimliklerimizin gölgesine
Tutsak düşlerle yazılmış...
Adını buruk şiirlere kazıdığım
Bir film senaryosundan fırlamış
Figüran telaşında
Sessiz bir çığlık oluyorum sensizlikte
Dokunduğum her kelimeyi deşip giden
Heybemde yüklü şiirlerimle
Gözlerinin uçurumuna sürüklenen
Yaz günü kışa dokunuşlarımla




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!