Cana can katan sen olduktan sonra, varsın göz görmesin.
Bir kuş uçuruyorum göğüs kafesimin parmaklıklarını aralayıp, ellerine konsun diye...
Sen sancılı bir sürecin içinde yaşarken, kangren olmuş bir yarayı tedaviye uğraşıyordun. Gerçekleşmesi mümkün olmayan bir geleceğe yürüyüş yaptığının farkında oluşun bile, seni yolundan çevirmeye yetmiyordu. Yaşamak istediğin her neyse, yaşayamadan çürüyüp gittiğini göremeyecek kadar kör oluşun, seni saplantılarının karşısında sönük bırakıyordu… Yaşamalıydım diyerek avuttuğun benliğin, ıssız bir kimliğe bürürken seni, sen düşlerini çizmekten geri kalmıyordun… Şimdi yıkanacağın yağmurlar, ızdırap dolu gecelerine hazırlamaktadır seni, yıkanabilirsin kimsesizliğinle…
Kalabalıklar içinde çok yalnız olmak durumu var. Bir sesle içinin titrediği, nefes alış verişinin değiştiği... Konuşmaya kalksan suç, sessiz kalsan yitip giden benliğinin karşısında...
Bir şahit göster deseler; eşkâlin belli olmasın diye yüreğimi gösterirdim.
Çok rüzgârlara göğüs gerip, yıkılmadığı için.
Kalabalıklar içinde çok yalnız olmak durumu var.
Bir sesle içinin titrediği, nefes alış verişinin değiştiği...
Konuşmaya kalksan suç, sessiz kalsan yitip giden benliğinin karşısında...
Ben bende değilken
Sende olmanın
Tutsaklığına
Mahkûm edildi şiirler
Bir fırtına sonrası enkaz olan düşlerim, senden geriye kalan... Her gün gelen sarıkız gelmez oldu ve açmaz oldu hiçbir çiçek yüreğimin çayırlarına, öyle susuz ve kıraç günleri kucaklıyorum sensizliğin avuntularıyla...
Yazdıklarımı okudukça ki çoğu benden ötesi sizlere dokunabilmek için bölünmüşlüğümdür. Bir insan kaç parçaya bölünür ve bölündüğü hangi parçayla kendini tamamlayabilir. Karşılığı olmayan sorular ve cevapları hiç kimsede gizli...
Yüreğinle dokunduğun bir bedenin kokusu avuç içlerine siner ve dudaklarına tadı... Bir ömür boyu koklayıp tadarsın ilk gün tazeliğiyle... İçine bir sızı düşmüş olsa bile...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!