Duru, diri, serin mavi suları,
Can saçan güneşiyle, kucaklar insanları!
Kıvrımlı, kıpırtılı koyları gizemli.
Dalgalarla kıyıları yanık, taşkın buseli.
Gelincikler yağdırıyor, ufuğuna sabah güneşi.
Tepelerine, koylarına vurgun, yanık ateşi.
Umuda uyandırıyor, kuşlarının aşk nağmesi.
Bemberrak sularında, binbir tat gizli.
Kutsal kolları birbirine dolalı,
Her yanda asırlık zeytin ağaçları.
Rüzgârlarla yaprakları, tiril tiril oynaşlı.
İçe dolar akşamlarının, serin ve hoş tadı.
Her dem şakımakta, kuşları, kumruları.
Aylarca, senelerce, belki ömür boyu beklemek...
Ya saplanılan kederlerin, ocağında yanıp yitmek.
Ya yaşam sırrı kapısının, anahtarını ele geçirmek...
Sürüklenince beklemenin, sihirli heyecanına!
Çabalamak sonuç verir, sarılınca umutla.
Korkunun kertesi dönmez damarlarında.
Bu rahatlık ve güven, inançla erimiş kanında.
Sevgi, şefkat yumağına sarılmış yakınlarıyla.
Herşey geçecek, nasıl geçecekse, hayrola...
Tepeden sarkan dev bir lamba...
İlke dünyaya gelince,
Çağladı her yanda sevinç delice!
Gücü deldi kayayı, taşı toprağı.
Yoruldukça konaklayıp,
Sevgiden işaretler bırakıp,
Döndü yuvasının bağrına!
Otuz yıl kadar evvel,
Yeğeni Doğa'ya
Tıpatıp benzer!
Enerjisi kinetik,
Kıpırdak bir yaramaz,
Başım göklere erse...
Kutsasa beni engin derinlik.
Mavisi mavi,
Masmavi...
Yuvarlansam köpük köpük bulutlarda...
İri gözleri, zekâ ışıkları saçar!
Saflık taşıran bakışlarında, sevgi arayışları var...
Her birinin boyun kırışında...
Dokunaklı bir anlamla...
Türk olmanın gururu ve tevazu, buram buram yaşar...
Bir gün eve, yorgunca geldiğimde,
Eylül güneşinin okşadığı köşede,
Buluverdim bir küme bambucuk;
Mavi nazarlığı boncuk boncuk!
Doğum günü mü desem?
Şiir sayfama yaptığınız her ziyaret için binlerce kez teşekkürler.Duyarlı yüreğiniz var olsun efendim.En derin saygılarımla..