"insanların kanatları yok -İnsanların kanatları yüreklerinde"
Nâzım Hikmet Ran
bulutlar dağa yürüyor marla
seninle bir kenti yürümeliyiz
günlerdir aralıksız esiyor rüzgârlar
pastoral bir tablo çizelim
kuşlara
// işimiz masallara kaldığında//
fısıltılar durağında
gün geceye teslim
gün batımının renklerini itinayla taradı zaman
güneşin son kırıntıları pencerelerde asılı kaldı
binaların yüzüne bir durgunluk bir usanç dokundu
devasa bir yorgunluk çöktü sokaklara
kendi masalında yaşayan insanları
çoğalttı yalnızlık
yaşamak için
ihtiyaçlara ihtiyacımız var
doğarız hemen anne sütüne ve sevgiye
daha sonra ihtiyaçlar silsilesi uzar gider ölüme kadar
fiziksel ihtiyaçlar ruhsal ihtiyaçlar duygusal ihtiyaçlar
biraz zorlasam farklı ihtiyaçlarda bulabilirim belki
sisler içinde
mavi ıssızlıkla geliyor gece
kirli pencereleri örterken zaman
örselenmiş parıltıları var ışığın
bazı şeyler tarifsiz
sarsılıyor tin
uykusuz gecelerde
yıldız tohumları ve ay döngüsü
her gece kulak çınlama müsebbibi
- hasretin dibisin
harami gölgelerle duvarlara çarpan
gümbürtülü bir kasırgayla uyandı gün
sağır sultan gibi koştum çalkantılı denizlere
baktım suspus martılar musikisini yitirmiş iskele
yönünü şaşırmış bir pusula
gündüzü akşama mahpus
bir keder
bıkkınlık yıldızlarından doğar gece
yalnızlığın rüzgârından ıslanır gözler
varoluşun yılgınlığı yok oluşun
duvarlarında sergilenir




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!