söz dilin sanatıysa kelimelerin fabrikası da zihin
toplanmış hepsi dilimin ucuna ünlü ünsüz
uyumlu uyumsuz
fikirlerimiz kısır kör kısraksa sıkılırız belki de konuşmaktan
susuz çalılıklar otlar gibi dikiliriz
kağıtlarda kaldı ormanlar
bir dağ selvisi uzunluğu rüzgârlar
hiçbir şeyliğimize koşuyoruz sabah akşam
kumlara yatarak bir gözyaşı içimliğinde
gülüp ağlayarak
gece olur kapanır kapılar pencereler
uyur sokağın keşmekeş gürültülü kırık ezgisi
bir köşeye oturmuş susuyor küsmüş
gönlümün algın
kır kuşu
ah! benim
gün kokulu
gece yüzlü sarmaşığım
ruhumda binlerce filizlenip
sonra her hücreme can olan
yolum yolum doğar şafak
overlokçu bir kadının ağlatısı gün
yere serilmiş bir tüyün bel büküklüğünde vakitler
ağaçların hıçkırığından irkinti bir serçenin
hızlı yükselişi gibi içimin fırtınaları
bir kuzgunun siyah gözlerinden
gece yarısına
kuruldu ezcümle saatler
tele-fonda lirik hoş bir melodi
usumda kaygılı sancılı bir bağlanma
geçmişe
suskun saatlerin izi kalır gözlerinde
yıldızların rengini içen tumturaklı gecelerde
hüzünse ruhunun çalkantılı yıkımında arı kovanı
ıslak zemin kayganlığına benzer umut unutma
asıldıkça omuzuna bastıkça üzerine
kayar gidersin yalnızlığın
aşk dediğin bir oyun
en son ışığı gözlerde sönen ilmiksiz düğüm
ruhum kalbimin kırık kanatlarına emanet
yürüyorum pastel renklerin körlüğünde
sızılara sürgün bir göçebe yalnızlığında
içimden geçiyor soğuk mevsimlerin
bozbulanık nehirleri
akşamı karlatıyor tipinin sert ayazı
geçti serüveni sıcağın renkleri solmuş baharın
dün gece k o r u yolunda görmüşler seni
geçtiğin yerlerde kokun yürüdüğün cılgalarda
ayak izin kalmış ayak izlerinin ucunda
p a p a t y a l a r




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!