geçti silsileyi zaman
soldu nar bahçelerinin gülümser yüzü
hatırlanacak çok şey yok dünlerden
paylaşılmış o sıcak dostlukların
söndü ıtırlı tütsüsü
geçti silsileyi zaman
soldu nar bahçelerinin gülümser yüzü
hatırlanacak çok şey yok dünlerden
paylaşılmış o sıcak dostlukların
söndü ıtırlı tütsüsü
talan edilmiş bir ömrün ayaklarından
sana sesleniyorum orada mısın ismail
ruhun en zifiri halini resmedebilseydi zaman
araf’ta can çekişen bir kalbin heyulasını
yansıtırdı gözlere
zaman
beşik gibi sallanırken
kırmızı bir düşe sargın gece
insanoğlu hayali kadar yaşar
düşleri kadar büyür
inzivaya çekilmiş bir kütüphanenin
sanat tarihi ile ilgili bir kitabin sayfasında
eski bir köşk fotoğrafının cumbalı kafesinde oturuyorum
küf tadında hatıralar ve yıpranmış bütün özlemler
tutsak zamanların kölesi ayak izlerim
önümde kapılar yok yollar yok pencereler yok
zihnimin
sarkıtları oluk oluk kanıyor
yeşil ve sarı ıradığım yılların rengi
geride kaldı mutluluğun ahengi karanfil
biliyorum biliyorum dört duvar iki pencere
aralığında hayat
ah karanfil !
çığırtkan bülbülüm kayıp ruhum
gürül gürül gürüldeyen şuh ırmağım
yeşil başlı ördeğim
allı turnam
ah!
karanfil
tırmanalım
kalbi dikenli bayırlara
dil hançeresinden gelir sükût
kirpiklerimin arasından kanar gök
ah! karanfil
dilinin ucunda yine kümelenmiş sıradağlar
obası elinden alınmış kösnül bir vadinin
kırılganlığı
yüzün ki
çoğu zaman kırmızı akar senin nehirlerinin çavlanları




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!