Kiminin sevdalısı
Kiminin belalısı
Kiminin ilk göz ağrısı
Kimine kalp sızısı...
Kiminin gönül hırsızı
SEN NASIL BİLİRSİN
Bu şehrin sokağında,
'Günahı koynunda' gezmediysen...
Gün'ü gelin olmuş gece'nin
yanağından yaşı silmediysen....
Madam'ın merdivenleri'nde,
şarabı şişeden içmediysen..
Tam da o an'a döndük yine,
Deli gibi seviştik,
Son kavgamızı ettik yine...
Arkamızı dönüp gittik,
Kusana kadar içtik...
Rüyanın içine ettik yine..!
Sevişmeleri hele bir geç...
Kaç kez uyudun yar koynunda?
Zifir karanlıkta göz göz oldun da,
Nefes sesini dinledin sen...
Sevdamızı unutan yarim,
Tilkileri uyutan yarim...
Sahte gecelerde, sahte masalar kurulmuş...
Sıfatları boylarından büyük adamlar iskemleleri doldurmuş...
Sahte sohbetlerin dibine vurulmuş...
Meğer, sahte rakının şişesinde balık olunmuş!
Sıra olmuş şehitlerim yatıyor,
bayrağımın şanına şan katıyor...
İçimizde;
biliriz kurşunu atanı...
Önce insan diyene,
el etek öpmeyene,
itildiği yöne gitmeyene,
çekildiğinde düşmeyene...
Tipi olmuş yağarken kar,
yakasını kaldırıp yürüyene...
Sen BİAT ede dur...
Şehir çekiliyor ayağının altından, öteleniyorsun; uyuyorsun...
Sen sadece meydanları dolduran, önceden yazılmış sloganları seslendiren,
otobüslerle meydan meydan dolaştırılan, ihtiyaç halinde başvurulan kalabalıktan birisin...
çektim gemileri Karadeniz' den...
gözlerinde yüzdürüyorum...
Tek kürek belki,
Ama tek yürek değilsin ki...
Milyonların nefesi var ardında...
Tekneyi terk etmek olmaz ki...
Vazgeçmek; nam-ı diğer yenilgi...
Yenilgi üstada, yenilgi çoğula...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!