Oku..!
Ama bildiğini değil...
Dinle..!
Dinlemeden anlamak mümkün değil...
SU' DAN BİR YAZI...
Belli belirsiz bir debi ile akışını sürdüren bir dere,
belki çoğu zaman pürüzsüz yüzeyi ile dinginlik veren bir göl
ya da kabına sığmayan, azgın akan, üzerinde şelaleler barındıran bir nehirsin,
belkide uçsuz bucaksız bir mavi deryasın...
Dilinin ucuna biriktiğinde kelimeler,
Öfken kabardığında,
İğneler batarken, incindiğinde,
En çok da kırıldığında,
Sus...
Dağ olsa da aldırma sorunlara,
Dünya dönüyor,
ama senin etrafında değil...
Gül pembedir dost elleri,
sen de uzatmasını bil!
Serinleten nefesidir,
Suskunluğumuz çaresizliğimiz olmuş,
ekmeklerin üzerine yağ olmuş,
yalanan parmaklara bal olmuş...
Sus olmuş,
pus olmuş...
Önce insan diyene,
el etek öpmeyene,
itildiği yöne gitmeyene,
çekildiğinde düşmeyene...
Tipi olmuş yağarken kar,
yakasını kaldırıp yürüyene...
Sen BİAT ede dur...
Şehir çekiliyor ayağının altından, öteleniyorsun; uyuyorsun...
Sen sadece meydanları dolduran, önceden yazılmış sloganları seslendiren,
otobüslerle meydan meydan dolaştırılan, ihtiyaç halinde başvurulan kalabalıktan birisin...




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!