Sırnaşık Hayat-3
Bir düş yolculuğunda daha
Yorgun düşmüşüm
Seyrelmiş günler kalmış bana
Artan yaşamaklardan
Yok Bir Numara Bu Hayatta Diyenler, yanıldınız...
Yok bir numara bu hayatta diyenler fena halde yanıldılar.
Her yanımız numara aslında,etrafımız bir numara çevirmekle meşgul insanlarla ve numaralarla çevrili.
Arkamızı rahatça ve de güvenle dönebildiğimiz insan kıtlığında bir numara da biz çeviriyoruz insanlara, adına savunma ya da meşru müdafaa diyerek.
Heveslenip kendimi sıcak koyların ortasına attığım günlerin hatırına
Tebessümlü cümleler yazıp okutsam herkese
bir şeyler mi eklemiş olacağım varlığıma ya da başkalarının varlığına bilemiyorum.
ontolojik kaygılardan hareketle okuduğum tüm kitaplar beni kaygısızlığa teşvik ededursun
yargısız bir geleceğin kollarına buyur ediyor düşüncelerim.
Korkması gereksiz herkesin sözlerimden kaygılanması da
Sözler dolanıp dururdu her mevsim
biz, kelebekler gibi yaşardık her şeyi
yaşardık ve şarkılar yetmezdi sevdalarımıza
kurutulmuş kelebekler gibi dizilirdik
kitapların tozlu sayfaları arasına.
Kullanılmış mendil değerinde sözler
Peygamberimizin(S.A.V) bu duası beni her daim etkilemiştir:
'-Allah'ım hayretimi artır! '
Yeryüzü coğrafyasında şu son elli yıldır yaşananların en azından yarısına tanık olmuş biri olarak gördüğüm tüm manzaralar karşısında rahatlıkla söyleyebileceğim söz şu olsa gerek:'-hayret bir şey' Ama söyleyemiyorum.
sınırların birbirine girdiği yetmezmiş gibi, ilişkiler,cinsiyetler, hayatlar birbirine girdi. herkes her yerde ama hiçbir yerde de değil.
çocuk ölümleri, açlık, savaşlar kanıksadığımız şeyler artık. Çerez eşliğinde seyrediyoruz hepsini.
Gece, ayartılmış bir kızın pişmanlığında
İnmeye hazır bir pijamanın gevşekliğinde
Sakız çiğneyen bir cesedin kıvrımlarında dolaşıyor
Gece, gözleri pörtlemiş bir adamın korkusu
Çürümüş hayatların kokusu ile
1-
Hayat ısırıklarını dişlerken
Cesetlerimize goncagüller bırakacak.
Kuşların cıvıltısı kaplarken her yerde
Issız gecelerin leşi ile kokuşacak sabahlar
İnsanın kendisini dünyanın merkezindeymiş gibi hissettiği özel zamanlar vardır. Böylesi zamanlarda her şeyin etrafımızda döndüğünü hissederiz. Bizden başka her şey anlamsızdır bizim için adeta. Narsizm, en koyu haliyle kuşatır bizi. Böylesi zamanlarda artar kırılganlığımız, en alıngan olduğumuz hallerimizle beliririz insanların arasında. En ufak bir ilgisizlik, karşılıksız bir aşk ya da bize ters diyaloglar dağıtır bizi. Şaşırır, yörüngemizi kaybederiz bir daha bulamamacasına…Nefretimiz, kızgınlığımız birilerine karşı bu anımızı yaşarken tomurcuklanır, sonra filizlenerek köklerini derinliklere, gövdesini en tepelere salar,
KİN adını alır ve başlar İNTİKAM hesapları…
Bir de kendimizi işe yaramaz hissettiğimiz, koskoca evrende atılmış bir hiç olarak, Nietzsche’nin haykırışlarına ve acılarına ortak olduğumuz; şiire ve hüznün en koyu mavisine teslim olduğumuz ve değişik fantezilerle boş vadilere sığınıp aylak aylak gezindiğimiz zamanlarımız vardır bizim.. Bu zamanlar içinde bir zamane olarak fanilikle ebedilik gelgitinde şaşkınlıktan avare bir biçimde, hayatı tenis topu misali yaşamak kalır bize, çarpıldıkça yön değiştiren…
Sözünü ettiğim anlardan ilki, kendimi arzın en etkili ve de yetkilisi hissettiğim bir andı;
1.GÜN
Bugün günlerden suskunluk
Tarumar olmuş bir gecenin
Arta kalan karanlığıyla uyanıyorum
Sabah dinginliği beklerken
Günü kovalayan tıkırtılar
Ne heves kalmıştır bizde ne de ses
söz, zaten yoktu hiçbirimizde
kimseler arayıp da sormuyor artık
bizdeki ölgün bedenlerin matemini.
Kovulduk çünkü, lanetlere uğradık
Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!