Bak, dünya yanıyor; hâlâ susan var.
Ormanlar kül oldu; hâlâ duran var.
Havayı boğdular, deniz kan ağlar...
Utansın insanlık, görmüyor musun?
Ol yüreğim dara düştü,
Ataş oldu, hara düştü,
Zemheride yola düştü,
Var git gönül, git işine.
Analar ağladı, yandı ocaklar,
Bayrak için yere, düştü çocuklar,
Al kana boyandı, bütün topraklar,
Düşünmeden can verdi, Vatan uğruna.
Koltuğu uğruna savaş güdene,
Bağlamanın aşkı pek büyük olur,
O tellere vuranın gönlü kor olur,
Sevdalı yiğidin gözü kör olur,
Vur teline teline, sazın ağlasın.
Vur teline teline, sazın ağlasın,
Bir hayalde daldım kaldım,
Depremlerde ben de yandım,
Oyy! Eriyip akıp gittim,
Maraş diye yandı gönlüm.
Gece ulaşmaz sabaha,
Bu dünya, zalimlerin dünyası,
Elem, keder, gariplere cabası,
Mutlu olmak, mazlumların duası,
Göster artık adaletin, YARATAN.
Geçmişin izini taşıyordu saçımdaki aklar,
Hatıralar bir bir silmişti dizlerimdeki feri.
Artık durulmuştu gönlüm;
sonbaharda sararan yapraklar gibi
düşmeye zaman kolluyordu umarsız.
Yorgun yüreğim gözlerime yansımıştı,
Hali vakti yerindedir, grantuvalet,
İçinde kalmamış hiç zerre merhamet
Ona göre parada, var bir alamet
Gözlerini hırs bürümüş, yobaz beyinin.
Fikri neyse zikride, her zaman odur,
Yollarım tozludur, herkes göremez,
Çekemezsin dedim yâr, inanmadın mı ?
Bu yola benimle, herkes giremez ,
Gelme dedim sana yâr, inanmadın mı?
Bir hırka, bir lokma yeterken bana ,
Bir onmaza düştüm, geçti yıllarım,
Ne gençliğim koydu, ne de hayatım,
Ayn’ıma düştü de , garip savaşım,
Güldürmedi zalim, /yorgun yıllarım.




-
Haydar Güner
Tüm YorumlarSevgili Aydan Güner Özdemir,
Şiirleriniz, içsel bir yürüyüşün, yürekle dokunulmuş sözcüklerinin izlerini taşıyor. Her dize, bir suskunluğun sesi, her mısra bir zamanın tanığı gibi. Duygularınızı kalemle değil, doğrudan yüreğinizle yazdığınız belli.
Ne var ki, burası –maalesef– "yazan çok ...