Kalemim aç ve oynak.
Yazmak istiyor fütursuzca her şeyi.
Yakın, ırak ne varsa,
İyi, kötü , ne kadar zıtlık varsa hayata dair,
Her şeyi vermek istiyor kâğıda...
Yazsa mı, yazmasa mı!..
Müşfik saatlerdeyiz,
çıkmaz sokaklarda gezinmek
boşuna…
Sıcak yuvası insanın
gönül bahçesi,
sığınağı,
Nerden bileceksiniz içimde olanları?
Fırtınalarımı,
depremlerimi…
Gözlerimin gülüşüne bakmayın;
kahırdandır ardına saklandığım.
Dağların ardına bıraktım mutluluğu,
Atalım bakalım sandığa
Beklesin, zamanı gelince açılır
Nasıl olsa tek tek...
Bu bir dârâ çekiliş
Şimdilik.
Naftalin kokusu sinmiştir kalemime,
bıldır alsam mı diye serzenişteydim,
bugüne nasip oldu.
Soğuk bir kış akşamı,
balkonumun kapı aralığından
Öyle kolay olmuyor yıldızları tutmak,
güneşin doğuşunu mesela, baharı seyre dalmak;
toprak kokusunu almak, içine içine.
Öyle kolay olmuyor yağmurda ıslanmak, sırılsıklam,
sonbaharda dökülen yaprakları
Sobanın kor alevinde içini soğutmak
Kahkahalarını içine gömerek, komedi
Göz yaşlarını saklayarak matinede dram izlemek
Öyle kolay olmuyor.
Öyle kolay olmuyor,
Geçmişe dalıp dalıp
Öyle kolay olmuyor…
Canhıraş bir hayatın içinde,
it dalaşı telaşe.
Ayaklar baş olmuş, başlar ayak,
saygı bitmiş, sevgi bitmiş…
Beden yorgun, ruh yorgun,
(O)lumsuzluk tersiyle karışmış hayata,
(Y)alpalanmış hayatlar çaresiz,
(U)mutlar hoyrat,
(N)edenler- niçinler uçuşurken semada,
(S)ahi Dünya neydi benzerken Topaca,
(U)nutma ömrün biteceğini hunharca.
Sisli bir sabah, yıl yirmi iki,
Kocatepe’de doğdu güneşi.
Mustafa Kemal, ordunun başı...
Siz bu vatanı sahipsiz mi sandınız?
Bayrak düşer mi, yıldız söner mi?




-
Haydar Güner
Tüm YorumlarSevgili Aydan Güner Özdemir,
Şiirleriniz, içsel bir yürüyüşün, yürekle dokunulmuş sözcüklerinin izlerini taşıyor. Her dize, bir suskunluğun sesi, her mısra bir zamanın tanığı gibi. Duygularınızı kalemle değil, doğrudan yüreğinizle yazdığınız belli.
Ne var ki, burası –maalesef– "yazan çok ...