Bu gün hava karanlık, telaş içinde
Ben yağamadım ki, yağma be bulut
İçinde saklayasın tüm dertlerini
Muhanete fırsat verme be bulut
Yüreğimde kor kor ateş,
Ne közü kalmış, ne de külü.
Avucumda sevda çiçeği,
Ne dikeni kalmış, ne de gülü.
Haykırmak isterim dertlerimi,
Bilmezler ki en kıymetlin, sendeki kayıptır,
Gözün, kulağın; elin, ayağın,
Bazen yürüdüğün yol,
Bazen aldığın nefes,
Bazen bir ayakkabı, eldiven,
Bazen bir lokma bir şeyler yiyebilmen…
Bir akşam getir bana
Bir kuşun kanadında
Çakmak, çakmak gözleri,
Parlasın yıldızlarda.
Bir akşam getir bana,
Eyy, rengine üzüm suyu verdiğim gece…
Sessizliğini dinledim,
kafamda dolu dizgin
sarhoşluğu bezgin dertlerimle.
Şimdi sıra sende:
Bir ömür verdik biz bu telaşa ,
Etrafında döndük durduk / boşu boşuna ,
Yüreğimizde yanan kızıl ataşla ,
Birbirimize tutunduk / hayata karşı.
Dağların dumanı sarmış başımı,
Ağu edip sundu, dostlar aşımı,
Meczup olup gezdim, dağı-taşını,
Kaybettim yolumu, bulamıyorum.
Ah Fidanım yine üzdün kendini,
Bak, bir millet uyandı
Sessizlikten, yokluktan
Bak, bir millet uyandı
Çığlık çığlığa kordan
Bayrağa renk verdi kan
Akşamın seherinde, dertli dertli esersin
Ciğerimi pareler, sonra melhem verirsin,
Geçti hasat mevsimi, ne beklersin çoraktan,
Bana bir selam getir, harmanlanmış topraktan.
Ayrılığın ateşi, yakıp kavurdu beni
Bugün bir efkarlıyım,
Hatta bin efkarlıyım.
Alıp başımı gidesim var.
Dağdaki kızıl ota,
Denizdeki girdaba,
Yıldızın ışığına,




-
Haydar Güner
Tüm YorumlarSevgili Aydan Güner Özdemir,
Şiirleriniz, içsel bir yürüyüşün, yürekle dokunulmuş sözcüklerinin izlerini taşıyor. Her dize, bir suskunluğun sesi, her mısra bir zamanın tanığı gibi. Duygularınızı kalemle değil, doğrudan yüreğinizle yazdığınız belli.
Ne var ki, burası –maalesef– "yazan çok ...