Yüreğimde kor kor ateş,
Ne közü kalmış, ne de külü.
Avucumda sevda çiçeği,
Ne dikeni kalmış, ne de gülü.
Haykırmak isterim dertlerimi,
Bilmezler ki en kıymetlin, sendeki kayıptır,
Gözün, kulağın; elin, ayağın,
Bazen yürüdüğün yol,
Bazen aldığın nefes,
Bazen bir ayakkabı, eldiven,
Bazen bir lokma bir şeyler yiyebilmen…
Eyy, rengine üzüm suyu verdiğim gece…
Sessizliğini dinledim,
kafamda dolu dizgin
sarhoşluğu bezgin dertlerimle.
Şimdi sıra sende:
Bir ömür verdik biz bu telaşa ,
Etrafında döndük durduk / boşu boşuna ,
Yüreğimizde yanan kızıl ataşla ,
Birbirimize tutunduk / hayata karşı.
Dağların dumanı sarmış başımı,
Ağu edip sundu, dostlar aşımı,
Meczup olup gezdim, dağı-taşını,
Kaybettim yolumu, bulamıyorum.
Ah Fidanım yine üzdün kendini,
Bak, bir millet uyandı
Sessizlikten, yokluktan
Bak, bir millet uyandı
Çığlık çığlığa kordan
Bayrağa renk verdi kan
Bugün bir efkarlıyım,
Hatta bin efkarlıyım.
Alıp başımı gidesim var.
Dağdaki kızıl ota,
Denizdeki girdaba,
Yıldızın ışığına,
Bu aşk uğruna yandıysam eğer,
İnan, çektiklerim her şeye değer.
Su misali ömrüm akıp da gider...
Sakın gelme yarim; bu saatten sonra.
Göz görmez ki, gönül bilmez kötülük,
Hak ile hemhâldir, sırda perde çok.
Âlemleri bildik, neleri gördük...
Korkusuz yüreğim, ürksün uğruna.
Ayağına turabım, yoluna kurban,
Zamanın bize acımasıydı belki verdiği müşfik saatler,
Sardığımız yaraları saklayan bir anne gibi oldu gece bize.
Ne Kızılay’ın hengâmesi,
Ne Sıhhiye’nin koşuşturması,
Ne de Karanfil Sokağı’nın kafeleriydi ruhumuza işleyen.
Her geminin limanı vardır bizim gibi,




-
Haydar Güner
Tüm YorumlarSevgili Aydan Güner Özdemir,
Şiirleriniz, içsel bir yürüyüşün, yürekle dokunulmuş sözcüklerinin izlerini taşıyor. Her dize, bir suskunluğun sesi, her mısra bir zamanın tanığı gibi. Duygularınızı kalemle değil, doğrudan yüreğinizle yazdığınız belli.
Ne var ki, burası –maalesef– "yazan çok ...