Şu dünyanın yükünü,
Aldım omuz çok ağır.
Bağır dilim sen bağır,
İnsan kör, insan sağır.
Yer-gök inler duyulmaz,
İstiklal Savaşı gençleriyiz biz,
Tarihe, koş Türkler diye şan verdik,
Yurdumuz azizdir çiğnetmeyiz biz,
Uğruna bu kadar kahraman verdik,
Kader mi—
bir garip yolcu aslında.
Senin, benim seçimlerimde
sürgün edilmiş,
yolculuğunda yorgun.
Yaşadıkça kusur yüklenen,
Gecenin bir vakti.
Bir dirhem uyku yok gözlerimde.
Kahve mi içsem ne?
Düşünceler darmadağın.
Atamızdan duymuştum,
Bir deliye yar oldum, tıkandı yolum,
Açam diye savaştım, açamıyorum,
Yollarıma bent oldu, tutuldu kolum,
Kaçam diye savaştım, kaçamıyorum.
Karanlıkta sakladım gülüşlerimi,
Ürkek, korkak, yorgun...
Çarkına tükürdüğüm dünya,
Sal bırak gelincik tarlalarını üstüme,
Renk renk çiçeklerin açsın önümde,
Hayat bu mu diye sordum ehline
İpine unu seriverdiler..
Şaşkın şaşkın baktım, gönül gözüne,
Yaşanan yaşandı bitti dediler.
Ne istersin daha, dünya da yorgun
Gözlerinde gözlerim kaybolsun istiyorum,
Kırık dökük dünyamı , yakıp geçsin diyorum.
Karanlıklar içinden, ay gibi parlasaydı,
Deli sevdam diyerek kırmızı gül atsaydı.
Yıllar yılı gülmedim, artık gülsem diyorum,
Gökten düştün yere indin
Attan düştün ite bindin,
Eşek dedin değer bildin
Bak yuları sende imiş.
Yükün ağır çekebilsen,
Yuvarlak bir top gibi dünya,
Boşlukta döner ha bire.
Üzerinde karınca telaşı;
Bir yerlere yetişme çabası,
Devamlı koşar insan,
Nereye koştuğunu bilmeden.




-
Haydar Güner
Tüm YorumlarSevgili Aydan Güner Özdemir,
Şiirleriniz, içsel bir yürüyüşün, yürekle dokunulmuş sözcüklerinin izlerini taşıyor. Her dize, bir suskunluğun sesi, her mısra bir zamanın tanığı gibi. Duygularınızı kalemle değil, doğrudan yüreğinizle yazdığınız belli.
Ne var ki, burası –maalesef– "yazan çok ...