Elindeki sopayla,
Sevimli fokun
Başına vuran
''insanoğlu insan! ''
Merak ediyorum;
Televizyonda görüp
Galat-ı meşhur olmuştu birbirimize söylediğimiz güzel sözler,
Yanlış olduğunu bile bile kullandık...
Yanlış kalıplaşmıştı aşkımız,
Kalbimizden sökene kadar çok zorlandık...
Attila Şanbay
Tercih olmaktan çıkıp,
Kader olmaya dönüşmeye başlamışsa
Yalnızlık...
'İstediğim zaman bırakabilirim' diyen
Bir sigara tiryakisinin umutsuz palavrası bile,
Gerçekleşmeye daha yakındır ne yazık...
Solun bütün çiçekler,
Yeşillikler sararın!
Kuruyun ey ağaçlar,
Kuşlar ne olur susun
Sarmaşıklı salıncak,
Haraç-mezat satılan
Bir denizkızıdır artık aşk,
Havuzlu Kahve'nin olduğu sokakta,
Kurulan pazartesi pazarında,
Bir balıkçı tezgahında...
Ben kelimeleri sevdim,
Hecelere tutuldum
Sevdiğim kadından çok,
Kafiyelere yandım
Kağıda gönlüm dedim;
Aşkı ilk ona yazdım,
(Kadın)
Eteğine yapışmış sonbahar yaprakları,
Geleceksin hazanın en sarı akşamında
Yüzünde derin izler, saçların beyazlamış,
Gözlerini kaçırıp, susacaksın karşımda...
Bir düğün ve cenaze
Denk gelmişse bir güne,
Ben hep özen gösterdim
Cenazeye gitmeye...
Aramızdan ayrılan
Dosta gözyaşı döküp,
İsimleri hep erkektir ama
Bence tüm vapurlar kadındır.
Ya beklersin, ya ardından bakarsın
Peki ya binmişsen?
İşte o zaman yanmışsın...
İnmek istediğinde inemezsin,
Bir sigara içiminde sevmedim seni ben,
O kadar çok ki, sayamadım...yıpranmış yıllar
O zamanki yıldızlar bile şimdi birer taş,
Çok mevsimler örtülü üzerlerine...
Attila Şanbay




Bu şaire henüz hiç kimse yorum yapmadı. İlk yorum yapan sen ol!